Adana Bölge Kampımızı Gerçekleştirdik

251

Zaman ve Mekan Bize Emanet üst başlıklı Adana Bölge Kampımızı, 7 – 8 Mart’ta Osmaniye’de gerçekleştirdik.

Zaman ve Mekan Bize Emanet üst başlıklı Adana Bölge Kampımızı, 7 – 8 Mart’ta Osmaniye’de gerçekleştirdik.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kampımız selamlama konuşmalarını Teşkilat Birimi Başkanımız Melih Ay ve Adana Bölge Başkanımız Şeyhmus Sarıdoğan gerçekleştirdi. Selamlama konuşmalarının ardından kampın ilk oturumunda Yusuf Yalçınkaya moderatörlüğünde Prof. Dr. Erdal Baykan İnsanın Yeryüzü ile İlişkileri ve Sorumluluklarını, Öğr. Gör. Salih Zeki Keş Sosyal Sorumluluk, Kültürel ve Evrensel Farkındalık konusunu konuştuk.

Moderatörünün Muhammet Talha Kakız’ın olduğu ikinci oturumda “Asr Suresi Bağlamında Zaman ve Mekan” sunumlarını Kürşat Özer ve Kader Gül yaptı. Şeyhmus Sarıdoğan’ın yönettiği tecrübe paylaşımında Ali Sarıdoğan’nın Kardeşlik Sofrası Projesini, Maimonah Al Shoaibi’nin Yemen Sunumunu, Abdirrahman Jama Geelle ise Somali sunumunu dinledik.

Kampımızın ilk gün şiir ve ilahi dinletisinin ardından sonlandı.

Kampımızın ikinci gününde selamlama konuşması gerçekleştiren Genel Başkanımız Muhammed Fatih Eren “Kimimiz kendini, kimimiz sorumluluklarını hatta kimimiz ayetleri aramaya devam ediyor, O’na hakkıyla iman edebilmek için. Evet, hepimiz bir anlam arayışı içerisindeyiz, eşrefi mahlukat olarak yaratıldığına inandığımız insan kimdir sorusunun cevabını arıyoruz. Birey olarak bizleri kim yarattı, neden yarattı ve bizden istenilen kaçınılmaz sorumluluklar nelerdir mesela? ‘İçinizde hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir.’ (Ali İmran 104) ayeti bizlere ne anlatıyor? Bu soru zihnimizin bir köşesinde daima diri kalmalı diye düşünüyorum.” diyerek ekledi. Müslümanların halifesi olduğu yeryüzüne karşı sorumluluklarına dikkat çeken Genel Başkanımız Muhammed Fatih Eren küresel ısınmayı, geri dönüşüm problemlerini, doğal kaynakların kullanımı ve korunmasını, çevre kirliliğini Müslümanların daha çok konuşması gerektiğine vurgu yaptı. Eren, kendilerinin ghettolarına çekilerek topluma bir fayda sağlayamayacaklarına parmak basarak, “Kendi gettolarımıza çekilerek, toplumdan uzak bir İslami faaliyet sürdürülemez. Toplumsal bir değişimi ve dönüşümü istiyorsak bizzat sosyal hayatın içinde yer almalı, kolektif çabalarla bunu gerçekleştirebilmeliyiz. İşte bu yüzden buradayız, Kayseri’deyiz, Malatya’da, Adana’da, Antep’te, Bursa’da ve Van’da. Aradığımız manayı bulmak ve sorumluluklarımızı idrak ederek insiyatif almak için. Bu bağlamda; Yol yürürken bizi değerli kılacak yol azıklarımız ne olmalı? Nelerden uzak durmalıyız? Neyi güncellemeliyiz? Neleri ısrarla yapmaya devam etmeliyiz? Sorunları kendimiz kalarak nasıl aşarız, nasıl çözeriz? Hangi iyilikleri topluma taşıyacağız? Hangi kötülükle mücadele edeceğiz? Yahya Kemal’in dediği gibi ‘Devam ederken değişebilmeli/Değişirken devam edebilmeliyiz.’ İşte ancak o zaman insanlığın içerisinde bulunduğu krizlere çözümler arayabilir, hayırda yarışabilir, daha nitelikli, insanların yetişmesine vesile olabilir, Cenabı Hakkın eşrefi mahluk iltifatına mazhar olabiliriz.” sözlerini noktaladı.

Kadir Dündar’ın moderatör olduğu oturum Hüseyin Özhazar, “İnsanın Anlam Arayışı” Doç. Dr. Mehmet Ulukütük, “Birlikte Var Olmanın Kültürü ve Ahlakı” konusunu anlattı.

Sonuç bildirgesi okunmasının ardından gezi programı tertiplendi.

Kampımız hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.