Değerler ve Olgular Arasında Müslüman

Anadolu Öğrenci Birliği İstanbul, Marmara ve Ege bölge kampı 28 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde Kuzuluk’ta gerçekleşti. “Değerler ve Olgular Arasında Müslüman” üst başlığı ile gerçekleşen kampa, İstanbul, Güney Marmara ve Ege Bölgelerinden 450 öğrenci katıldı. Gaziantep, Van ve Malatya bölgelerinden de misafir öğrencilerin katıldığı kamp programı verimli bir havada deruhte edildi.
Van Yüzüncüyıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Mahmut Şimşat’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını İstanbul Bölgesi Sorumlularından Ahmet Yeter yaptı. “Değerlerimizi hatırlama ve hatırlatma konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu ispatlamak için buradayız.” sözleri ile konuşmasına başlayan Ahmet Yeter şu şekilde devam etti: “Bu topraklarda bu hareket, bugün bu salonda aramızda bulunan bir kısım ağabeylerin de aralarında bulunduğu bir grup fedakar ve vefakar insan tarafından türlü zorluklara göğüs gerilerek yaklaşık 40 yıl önce başlatılmış ve bugünlere getirilmiştir. Biz de İslami hareketi gelecek nesillere aktaracak enerjinin ve dinamizmin hala bu salonda var olduğunu haykırmak için buradayız.”
Açılış konuşmasınının ardından, sözü selamlama konuşmasını yapmak üzere Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir aldı. Bu kadar inanmış insanın tarihte çok az bir araya geldiğini söyleyen Turgay Aldemir sözlerine şu ifadeleri ekledi: “Her birimiz ayrı bir hilkate ve yaratılışa sahip birer evreniz. Her insanın, mükerrem olduğu farklılıklarıyla beraber dünyayı yeniden anlamlandırma yolunda birbirimizin eli, ayağı, yüreği olmak için daha fazla çaba sarf etmesi ve daha çok fedakarlıkta bulunması gerekir. Her birimiz bulunduğumuz yerden kalkarak yeni bir yürüyüşü gerçekleştirmeliyiz.” Turgay Aldemir’in ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Müşaviri Ömer Faruk Terzi, AKDAV Başkanı Ahmet Çamurluoğlu, Anadolu Öğrenci Birliği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Bayan Öğrenciler Sorumlusu Kamer Çamurluoğlu, AKDAV Teşkilatlanma Sorumlusu Sıddık Karaduman ve İyilikder Genel Sekreteri Av. Ahmet Öner kürsüye gelerek selamlama konuşmalarını yaptılar.
Selamlama konuşmalarının ardından Fatma Aktaş moderatörlüğünde “Günümüzde İslam Fıkhı” paneline geçildi.
Panelde Avrupa İslam Üniversitesi öğrencisi Hatice İlhan “Müslüman Kimliğinin Değişimi” konusunu, Marmara Üniversitesi öğrencisi Musab Yalçın “Medeni Hukuk ve Fıkıh” konusunu ve Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencisi Selvihan Tatoğlu ”Gündelik Hayat ve Fıkıh” konusunu anlattı.
Panele kısa bir giriş ile başlayan moderatör İlahiyatçı Fatma Aktaş, cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze, siyasi hayata paralel olarak, Müslümanların sosyal hayatlarındaki değişimlerden bahsetti. Türkiye’de İslamcılığın değişiminin ilk olarak eser çevirileriyle başladığını, İslami hareketin kendini hissettirmesinden evvel Türkiye’nin ulusçuluğun egemenliğinde olduğuna değinen Hatice İlhan’dan sonra sözü alan Musab Yalçın, medeni hukuk ile İslam hukuku arasında bir karşılaştırma yaptı. İslam’ın sadece ibadi bir din olmadığını ifade eden Musab Yalçın, İslam’ın bütün sorunlara çözüm sunduğunu, bunun için daha güncel bir fıkhın oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Programın ilk panelinin son konuşmacısı olan Selvihan Tatoğlu, değişen tüketim algımız çerçevesinde gündelik hayatımız ile fıkıh arasındaki ilişkiden bahsetti. 
Günün ikinci paneli Prof. Dr. Cengiz Çakmak moderatörlüğünde gerçekleşti. “Sanat Endüstrisi ve İslam Estetiği” üst başlığı altında Marmara Üniversitesi öğrencisi Zehra Tokcan “Bilimsellik Eleştirisi”, İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencisi Musab Turbil “Teknolojinin Yalnızlaştırdığı İnsanlar” ve İstanbul Üniversitesi öğrencisi Osman Şimşek “İslam Estetiği” başlığı ile sunumlarını yaptılar.
Bilimi ve bilimselliği tanımlayarak sözlerine başlayan Zehra Tokcan şu şekilde devam etti: “Bilimin doğduğu çağa uzanmadan, 18 yy. Aydınlanma Çağı’na gitmeden bilimi anlayamayız. Batı, bilimi insanlar üzerinde bir tahakküm aracı olarak gördü, görüyor. Ancak İslam’ın bilgiye bakış açısı çok farklıdır.“ Zehra Tokcan’ın ardından sunumunu gerçekleştiren Musab Turbil, Dr. Frankenstein ve Titanik örnekleriyle modern teknoloji eleştirisinde bulundu. Mülk Suresinin 1-4 ayetlerinde belirtildiği gibi Allah’ın kainata koyduğu mutabakat düzeninin insanı da kapsadığını ve Müslümanca tekniğin bu mutabakatı bozmamak üzere üretilmesi gerektiğini anlattı. Son yüzyılda teknik ile olan sıkıntımızın daha vahim olduğunu Çamlıca Camii üzerinden anlatan Musab Turbil şunları kaydetti. “Bu tarz örneklerin bizdeki tezahürü daha da vahimdir. Çamlıca tepesine yapılacak olan camii, 34 metre kubbe çapı ve 72,5 metre yüksekliğiyle en büyük kubbeye sahip olacak. Bizim gayemiz bu olmamalıdır diye düşünüyorum. Bu da bir güç gösterisi değil midir? Bizim durumumuzdaki vehamet burada. Biz bu gücü kime karşı, neden gösteriyoruz?” Panelin son konuşmacısı olan Osman Şimşek, İslam sanatlarının Kur’an’dan doğduğunu ve bir şeyin güzel olmasının, onun faydalı olmasına bağlı olduğunu belirtti. İslam’ın sanat dalları konusunda bir sınırlandırma yapmadığını ifade eden Osman Şimşek,  duyarak, düşünerek, zevk alarak yaşamanın da bir sanat olduğunu söyledi.
Günün üçüncü ve son paneline Araştırmacı-Yazar Ümit Aktaş moderatörlük yaptı. “Farklı bir siyaset mümkün mü?” başlıklı panelde, “İslam’da siyaset mümkün mü?” konusunu Anadolu Üniversitesi öğrencisi Harun Şahin, “Demokrasi” konusunu İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencisi Mehmet Tokluman ve “Farklı Bir Siyasetin İmkanı” konusunu Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi Firdevs Aytaç anlattı. 
Allah’ın, Kur’an’da herhangi bir şekli belirlemese de siyasetin çerçevesini çizdiğini anlatan Harun Şahin, İslam siyasetini ‘tevhid, itaat, hilafet, beyat, şura, velayet, mülk, hüküm, emr-i bi’l-maruf ve’n-nehyi ani’l-münker’  kelimeleri çerçevesinde anlattı. Harun Şahin’in ardından sözü alan Mehmet Tokluman şu şekilde konuştu: “Bence demokrasi, Batıda kilisenin itibarı sarsılınca, egemenliklerini kaybetme telaşına giren iktidar sahiplerinin, egemenliklerini devam ettirmek için ortaya koydukları ütopik bir önermedir. Günümüze bakacak olursak, özellikle İslam dünyasında adına demokrasi dediğimiz Truva atının, egemen güçler adına kullanılan bir silah olduğunu düşünmekteyim.” Panelin son sunumunu gerçekleştiren Firdevs Aytaç siyasetin gerekliğliği kadar, nasıllığının da önemli olduğuna vurgu yaptı. Kur’an’da siyasetin işleyişine dair bir ifadenin yer almadığından bahseden Firdevs Aytaç, bu durumun ümmetin maslahatına göre şekil alması gerektiğini söyledi.
İlk günde gerçekleşen panellerin ardından “Oh My God” filmi izlenerek, Ali Haydar Şahin tarafından değerlendirilmesi yapıldı.
İkinci günün ilk paneli, Ömer Altaş’ın moderatörlüğünde “İslami Şahsiyet” başlığı ile gerçekleşti. Sunumlardan önce kısa bir konuşma yapan Ömer Altaş şu ifadeleri kullandı: “Bu tür ocaklar içerisinde yetişmeden bir ülke nasıl yönetilebilir? Bundan önceki hiçbir dönemde siyaset bu kadar toplumun içerisine girmemişti. bizim yolumuz birdir, tektir, nettir. Diğer bütün yollar yandır, yandadır. Siyasi partiler dışarıdadır, sivil toplum kuruluşları dışardadır ancak İslami Hareket ortadadır.” 
Panelin ilk sunumunu “Ahlak ve İnsan” başlığı ile yapan Marmara Üniversitesi Öğrencisi Hatice İlhan, sözlerine ahlakın tanımını yaparak konuşmasını şu sözlerle sürdürdü; “Şahsiyet sahibi insan özgür ve özgündür. Kimi  zaman ahlaklı olmak toplumun karşısında olmayı gerektirir. Toplumun ahlak prangalarına takılmadan, düşünerek ve eleştirerek hareket etmemiz gerekiyor.” İ“Ahlak ve Şahsiyet Oluşumu”  başlıklı sunumunu gerçekleştiren Uşak Üniversitesi öğrencisi Faden Yılmaz; toplumun gözünde ahlaklı insanın, düşünmeyen, yargılamayan, sessiz ve sakin bir insan olarak tasavvur edildiğini ancak, zalime öfke duymayan, haksızlık karşısında susan ahlakın bizim ahlakımız olamayacağını ifade etti. Panel, Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencisi Hamit Deniz’in “Kendimizi yenilemede İrade Kullanımı” başlıklı sunumuyla sona erdi.
Doç. Dr. Alev Erkilet’in moderatörlüğünü yaptığı “Medine Tahayyülümüz” panelinde ilk sözü alan Sakarya Üniversitesi öğrencisi Büşra Sümeyye Şenyurt “Günümüz Kent Sosyolojisi” konusunu anlattı. “Her şehir kendi sosyolojisini içinde barındırır. Müslümanlar şehirleri daha yaşanılabilir hale getirmek istiyorlarsa şehrin ilerlemesine köstek olmamalıdır. Gelecek nesillerimiz için şehirlerimizi yeniden inşa etmeliyiz.” diyen Büşra Sümeyye Şenyurt’un ardından “Kentsel Dönüşümün Sorunları” konusunu anlatan Kocaeli Üniversitesi öğrencisi Semih Ulvi Aksüt; “Kentsel dönüşümün en önemli sorunlarından bir tanesi TOKİ evleridir. Yapılan kentsel dönüşümlerde mahallelerin yıkılmasıyla kentler tek sınıflı sistemlere dönüşüyor. Gelir dağılımına göre siteler oluşuyor.  Adaletli olan, en fakir insanın bile bir evinin olmasıdır. Yıkılan her ev, her mahalle bir hukuku da yıkıyor” sözleri ile kentsel dönüşümün oluşturacağı travmaları eleştirdi. Sakarya Üniversitesi öğrencisi Mahmut Sait Adalan’ın anlattığı “Modernleşme ve Şehir” konusunun ardından panel tamamlandı.
Günün üçüncü panelinde, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek’in moderatörlüğünde “İslam Dünyasında Milliyetçilik Sorunu” konusu işlendi. İlk olarakİstanbul Üniversitesi öğrencisi Esra Büyükçetin “Batılı-Doğulu Kavramlar ve Müslümanların Tutumu” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Ardından “21. yy’da İslam Dünyası ve Müslümanlar” konulu tebliğini sunan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Melih Tayyip Aksüt şu noktanın altını çizdi; “20. yy neslinin çocukları ve torunları 21. yy da “Artık Yeter” sloganlarıyla kendilerine biçilmiş yaşam tarzlarının ve ekonomik sıkıntılarla dolu yaşamlarına dur demek istedi. Tunus’ta üniversite mezunu seyyar satıcılıkla geçimini sağlayan Muhammed Buazizi, el arabasının polisler tarafından el konulmasının ardından kendini meydanda yakması ile başladığı söylenilen Arap Baharı olarak adlandırılan bu büyük halk hareketi bölgede yeni müjdelere neden oldu. Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Yemen, Bahreyn ve birçok bölge ülkelerinde irili ufaklı gösteriler ve çatışmalara şahit olundu. Zeynel Abidin, Hüsnü Mübarek ve Albay Muammer Kaddafi bu ayaklanmalar sonucu yönetimden uzaklaştırıldılar.” Panelin son sunumunda “İslam ve Milliyetçilik” konusunu anlatan İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi Huzeyfe Altıok, konuşmasına millet, milliyetçilik ve vatanseverlik terimlerini açıklayarak başladı. Ardından şu  noktanın altını çizdi; “Biz Müslümanlar birbirimize “Mü’minler ancak kardeştir.” gibi bir düsturla bağlandık. Bizim farklı kültürlerden oluşumuz, farklı soylardan gelişimiz ‘Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.’ (Hucurat 13)  ayetinde de belirtildiği üzere yalnızca tanışalım diyedir.”
Programın son panelinde Prof. Dr. Ömer Aydın’ın moderatörlüğünde “Değer ve Olgu Açısından İslami İlimlerde İsrailiyyat, Hurafe ve Bidatler” konusu konuşuldu. Tefsir, Akaid ve Fıkıh alanlarındaki İsrailiyyat, Hurafe ve Bidatler’in anlatıldığı panelde ilk olarak söz alan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ayşe Tosun konuşmasında şu tespitleri yaptı; “İslam son ekmel dindir ve Müslümanlara, Kur’an ve hadislerde mevcut şeyler bilgi olarak yeterlidir. İslam’a zıt olan İsrailiyyatlara Müslümanların ihtiyacı yoktur. Din yönünden kendileri sapkın olan bu gruplar Müslümanları asla hidayete ulaştıramazlar.”  Ayşe Tosun’un ardından İstanbul Üniversitesi öğrencisi Amine Çelik akaid alanındaki bidat, hurafe ve israiliyyatlardan bahsetti. Fıkıh alanındaki bidat ve hurafelere değinen  İstanbul Üniversitesi öğrencisi Muhammed Fatih Eren ise şu ifadeleri kullandı: “Şunu belirtmemiz gerektir ki, tasdik ve tekzip edilmeyişinden dolayı birçok israiliyyat bilgisi ve hurafeler dini kitaplarda yer almıştır. Üstelik bu bilgilerin israiliyyat bilgisi olduğu çoğu yerde belirtilmemiş ve birçok hurafe, İslam namına asırlardan beri yazılmış, okunmuş, aktarılmış ve kürsülerden hakikatmiş gibi anlatılmıştır.”
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yasin Kocamaz’ın okuduğu sonuç bildirisinin ardından, şiir ve müzik dinletisi ile program son buldu.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar