Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Öğrencileri ODTÜ’ye Destek Eylemi Gerçekleştirdi

Anadolu Öğrenci Birliği ve Genç Memursen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde ODTÜ’lü Müslümanlar için kitap okuma eylemi ve basın açıklması gerçekleştirdi.

Yapılan Basın Açıklaması;

ODTÜ bütün öğrencilere ait bir üniversitedir. Kimse kendini üniversitelerin sahibi olarak görmeye kalkmasın.
Bilindiği üzere olaylar; 23 Mart günü sabah üniversiteli kız öğrencilerin Çad’da su kuyusu açılmasına yardım amaçlı İHH standını açmaları üzerine, stantta duran öğrencilerin, ODTÜ’de konuşlanan adeta kendilerini ODTÜ’nün hakimi gibi gören çeteler tarafından fiziki ve sözlü tacize uğramaları ve gördükleri şiddet neticesinde standı kaldırmak zorunda kalmaları ile başlamış. Yine aynı günün akşamı ODTÜ Mescit Topluluğu tarafından ODTÜ Camiinde düzenlenen Muhammed Emin Yıldırım’ın konuk olduğu ‘Asrı Saadetten Günümüze Gençlik’ konulu program, kendini ODTÜ’nün kadim sahibi olarak gören; kerameti kendinden menkul, yaşadığı toprakların ruhundan bihaber olan bu zihniyet tarafından, provoke edilmek istenmiştir. Önce programın yapıldığı camiye saldırılmış, akabinde Müslüman gençlere saldırılmak istenmiştir.
Burada Müslüman gençlerin duyarlı – sağduyulu yaklaşımı bir çatışmanın yaşanmasını engellemiştir. Programın bitimi sonrasında hazımsız davranan bu provokatörler, adeta sürek avı başlatarak, programa katılan bazı öğrencileri takip ederek, yalnız yakalayıp darp etmişlerdir. Bununla da yetinmeyip bıçak çekerek, tehditler savurarak, telefonları gasp ederek iyice ileri gitmişlerdir. Dün de programa katılan öğretim görevlisini tartaklamış ve hastanelik etmişlerdir.
Bu gün burada, söz söylemek yerine gürültü çıkarmayı tercih edenlere, ilmin birleştiriciliğini ve irfanın aydınlık iklimini idrak edemeyenlere, Şiddeti bir yöntem, kavgayı çıkar yol zannedenlere karşı; Üniversitelerimizin İlim ve İrfan yuvaları olduğunu, farklılıklarımızın zenginlik ve ülkemiz için manevi bir sermaye olduğunu hatırlatmak ve onları dünyanın en anlamlı, en birleştirici eylemine davet etmek için toplandık.

Üniversiteli gençliği suni ayrımlarla kamplaştırmak, aralarına siyasi fay hatları döşeyerek bilim ortamını ifsat etmek, gençleri şiddet ve terör dalgasının dinamik gücü olarak kullanmak için kolları sıvayan karanlık şer odaklarına karşı , ‘ortak’ bir ses vermek, konuya gereken toplumsal duyarlılığı sağlamak için bugün harekete geçmiş bulunuyoruz.

*Eski Türkiye’nin ideolojik saplantılı ellerinin karanlık planlarını bozmak için buradayız.
*Ülkeyi kaos eylemleriyle istikrarsızlaştırarak kardeşlik iklimini bozarak kavgadan siyasi çıkar sağlamak isteyenlere tepkimizi göstermek için buradayız.
*Gençlerin senaryosu karanlık mahfillerde yazılan oyunlara gelmeyeceğini haykırmak için buradayız.
*Tüm siyasi provokasyonlarasosyal manipülasyonlara rağmen sağduyu ve soğukkanlılığımızı muhafaza etmekte kararlı olduğumuzu göstermek için buradayız.
*Üniversitelerimiz ilmi kaygıların, insani değerlerin hayat bulduğu irfanın ve hikmetin peşinde koşan çağın şuurlu ve erdemli gençliğin yuvası olmalıdır demek için buradayız.
*Ve Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit edenleri kınamak, maşa örgütlerin eliyle tezgâhlanan bu alçak saldırıların, milletimizin sahip olduğu birlik ve beraberliğini bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yıkmaya yetmeyeceğini milletin irfanının tüm karanlığı aydınlatacağını deklare etmek için buradayız.

Bugün tüm Türkiye’de “meydanlardayız”.Çünkü Üniversite gençliğinin içine çekilmek istendiği tuzağa karşı onların yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Bu şiddet sarmalından uzaklaşmak için gençliğimizi ”Kitap okumaya, karanlığa karşı bir mum yakmaya” davet ediyoruz”

“Ey Genç Adam! Okumadığın Gün Karanlıktasın” düşüncesini hayatımızın merkezine alarak; çevreye ve insanlara zarar vermeden de bir eylemin yapılabileceğini göstermek için bugün meydanlara indik.”

Üniversite gençliğinin şiddet sarmalı ile terör dalgasına maruz bırakılması, ülkenin geleceğine yerleştirilmiş olan bir nükleer bombadır. Üniversiteler, beyin gücü yetiştiren, aydınlarımızın ve önderlerimizin yetiştiği bilim yuvalarıdır. Bilim yuvalarında yetişen gençliğimize kast eden karanlık eller, ülkenin geleceğini sabote etmenin çabası içerisindedir. Geleceğimiz dinamitlenirken sessiz mi kalmalıyız? Şiddetin ve terörün panzehiri olması gereken ilim ve irfan yuvaları, bu şiddet ve kirli provokasyonlara teslim mi olmalı? Buna hayır diyoruz, bütün gücümüzle, bütün benliğimizle, bütün vatanseverliğimizle… Zira dinamitlenen yol Büyük Türkiye’ye giden yoldur!

Tüm gelişmiş ülkelerde üniversiteler, gelişimin lokomotifi, toplumsal ilerlemenin ana eksenini belirleyen kuruluşlar oldular. Türkiye’de de üniversiteler, üniversal, evrensel bilgi üretmenin ve insanlık için değer yaratmanın başat aktörleri olmaları gerekirken, bu ilim ve irfan yuvalarının terör dalgası ile iğdiş edilmelerine müsaade edilebilir mi? Üniversitelerde şiddet ve terör dalgasının yayıldığı bu dönemde, sessiz kalmanın bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu düşünüyoruz.

Bu çağrı, Büyük Türkiye yolunda emin adımlarla yoluna devam eden ülkemin, üniversite gençliğini, olaylar karşısında “SERİNKANLI HAREKET ETME, “AKLIN YÖRÜNGESİNDE SAĞDUYULU DAVRANMA “ZAMAN OMUZ OMUZA VERME ZAMANIDIR” diyoruz.

Bu çağrı, küresel ve ulusal piyonların, üniversite gençliğini kendi kirli emellerine alet etmek isteyen karanlık mahfillere karşı, ‘BİR SAĞDUYU” çağrısıdır.Bu çağrı, üniversiteleri terör dalgası ile üniversite gençliğini provokasyonlarla birbirine düşürmek isteyenlerin heveslerini kursakta bırakmak için ‘BİRLİK’ çağrısıdır, “BERABERLİK” çağrısıdır.

Bu çağrı sana sevgili üniversiteli kardeşim! Geçmişi hatırla ve buradan ders çıkar! Geçmişte de üniversite gençliği arasında çeşitli ayrımlar çıkardılar, peki suni olarak yaratılan bu şiddet dalgasından kim zarar gördü? Kim kazandı? Şiddetle, kavgayla, terörle bugüne kadar sahi kim kazandı? Bunu en iyi sen anlayabilir, en iyi sen görebilirsin!

Türkiye, tarihi bir seçim öncesinde yine karanlık mahfillerin kirli provokasyonlarla ülkeyi kaosa sürüklemek istedikleri hassas bir süreçten geçmektedir. Geçtiğimiz günlerde bir savcımızın kalleşçe şehit edilmesi, sözünü ettiğimiz hassas dönemin en önemli olayıdır. Bu cinayeti büyük bir nefretle kınıyor, kamuoyunu sağduyuya davet ediyoruz.

Eski Türkiye özlemi duyanlara fırsat vermeyeceğiz. Milleti ve değerlerini hedef alanların senaryolarında yer almayacağız.Milletimizin, hem dışarıdan hem de içeriden tezgahlanan kirli oyunlarla, hedef alındığı bir süreçte gençliği yalnız bırakmayacağız. Soylu gençliğin inşası medeniyet değerlerimizin ihyası için kitap okuyarak kendimizi en iyi şekilde yetiştirerek her zaman üzerimize düşeni yapmayı, milletimize karşı bir borç bileceğiz…

Rize Genç Memur-Sen

Anadolu Öğrenci Birliği Rize Şubesi

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar