Günümüz Dünyasında Yaşam Pratikleri Açısından Din Sosyolojisi Programı Başladı

Anadolu Öğrenci Birliği İsar

Öğrenci Topluluğu ve İslami İlimler Kulübü’nün ortaklaşa düzenlemiş olduğu ve 4

hafta sürecek olan “Günümüz Dünyasında Yaşam Pratikleri Açısından Din Sosyolojisi”

programı Prof. Dr. Kadir Canatan’ın “Modernleşme ve Dindarlık” konulu dersiyle

başladı.

Modernleşmenin kavram olarak ne

olduğu ve ne zaman ortaya çıktığına değinen Canatan, bu sürecin din ile olan

ilişkisi üzerinde durdu. Bu bağlamda modernleşmenin bir süreç, modernitenin bir

sonuç olduğunu vurguladı. Modernizm’in ise bu süreç ve sonucun mutlak

doğruluğunu ifade eden ideolojik tutum olduğunu belirtti.

Daha sonra batılılaşma ve modernleşmenin

farklı şeyler olduğu, batı dünyasında meydana gelen değişimlerin modernleşme,

bu değişimlerin batılı olmayan ülkelerdeki izdüşümlerinin ise batılılaşma

olduğu, batıdaki bu gelişmelerin diğer ülkelerde aynıyla gerçekleşemeyeceğinin

altını çizdi. Gerekçe olarak da batıda yaşanan süreçler ile batılı olmayan

ülkelerdeki süreçlerin farklı olduğunu vurguladı.

Batı toplumuyla yenildiğimiz 19.

yy’da yollarımızın kesiştiğini belirten Canatan, onlardaki modernleşmenin bizde

batılılaşma olarak etkisini gösterdiğini belirtti. “Batılılaşma bir talep mi

yoksa bir dayatma mı?” sorusuna cevap olarak batılı olmayan toplumlarda

batılılaşma politikalarının kendiliğinden değil siyasal elitin diktesi ile

yaşanır kılınmaya çalışıldığını belirtti. Bu dayatmaya karşı doğal bir direncin

oluştuğunu belirten Canatan, bu tutumun batılı olmayan ülkelerde çatışma yarattığının

da altını çizdi. Bu bağlamda sadece Türkiye’de 1920-1940 arasında 40 isyan

hareketinin ortaya çıktığını belirtti.

“Modernleşme denen bu sürecin

geleneksel anlamda yaşanan dindarlığı bir sorgulama ortamına sokarak modern

dindarlığa dönüştürdüğü söylenebilir. Çünkü modern dönem, inançlarımızı da

sorgulamamızı beraberinde getirdi. Modernleşme ve din ilişkisi noktasında genel

olarak 3 bakış açısının varlığından söz edilebilir. Bunlar:

-Modernleşme, sekülerleşmeye yol açacaktır.

-Modernleşme pek çok ülkede dinin yeniden canlanmasını

sağlayacaktır.

-Modern toplum soyut bir toplumdur. Soyut toplumda din de

soyutlaşmaktadır.” diyen Canatan, bu görüşler çerçevesinde modernleşmenin hangi

toplumlarda modern bir dindarlığa hangi toplumlarda sekülerleşmeye yol açtığına

bakılarak batı modernleşmesinin dini toplumsal yaşamdan arındırmaya yöneldiği,

böylelikle batıda modernleşmenin sekülerleşmeyi doğurduğunu belirtti.  

Derste, her toplum için aynı

şeyin ifade edilemeyeceği,  modernleşmenin beraberinde sorgulamayı ve dini

kaynağından öğrenmeyi de getirdiği için modern dindarlığın daha çok

davranışlardan gözlemlenebilen törensel ve tecrübî boyutu dışında entelektüel

bir boyutu ifade ettiği belirtildikten sonra gerekçe olarak; Çünkü bilgi düzeyi

arttıkça aydınlar ve yeni dindarlar törensellikten ve dini bir figüre

bağlanmaktan uzaklaşmakta ve bağımsız bir tutum sergilemektedirler, denildi.

Sonuç olarak modernleşmenin bir süreç

olduğu ve her toplumda farklı sonuçlar doğuracağından batıda modernleşme ve

dindarlık arasında kurulan ilişkinin her toplumu ifade etmediği özellikle Türkiye’de

toplumun dindar ve muhafazakâr olduğu, Türkiye’nin bu bağlamda ABD,  İrlanda ve Doğu Avrupa ülkelerine benzediği,

bu ülkeler kuşağında ise sekülerleşme olmamakla beraber geleneksel dindarlığın

yerini araştırmaya ve din adamlarından ziyade merkeze kitabın alındığı bir

dindarlığa bıraktığı vurgulandı.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar