“Din Sosyolojisi” Okumalarında Bu Hafta; “Tüketim Toplumu ve Din” Konuşuldu

“Din Sosyolojisi” okumalarında bu hafta İsmail Demirezen hoca ağırlandı. Tüketim toplumu ve din konusu etrafında konuşuldu.
Öncelikle “Tüketim toplumu nedir, toplumlar nasıl tüketim kodlarına adapte olur” konusu tartışıldı.
Seminerde, “medya üzerinden suni ihtiyaçlar oluşturularak insanların nasıl tüketime mecbur bırakıldıklarına” değinildi. Malların (metaların) yeni bir marka değeri kazanarak, insan emeğinin göz ardı edildiği işaret değerinin oluşumu ve insanların kendilerini bu metaların işaret değerleri üzerinden tanımladıklarını belirten Demirezen, kitle iletişim araçları üzerinden oluşturulan moda vb.  algılara dikkat çekti. 

Daha sonra Türkiye toplumunun tüketim kodlarına entegre olma süreci konusu işlendi. Bu çerçevede 1980’li yıllardan günümüze kadar muhafazakar (veya dindar diye tabir edilen) kesimin farklı partiler dönemindeki tüketim algıları hakkında konuşuldu. Buna göre 90’lı yıllarda muhafazakar kesim tamamiyle anti kapitalist bir tavır takınırken, 2000’li yıllara gelindiğinde tüketim kodlarını benimsedikleri; böylelikle dindar burjuvanın oluştuğu belirtildi.

Son olarak dinin ve dini değerlerin metalaşması konusu ele alındı. Bu kapsamda v.i.p hacc ziyaretleri, islami çerçeveyi zorlayan tesettür modası algısı ve dini musiki/ yeşil pop örnekleri verildi. 

Sonuç olaraksa İslam dininin tam olarak hiçbir zaman metalaştırılamayacağı çünkü Kuran-ı Kerimin daima mahfuz bir rehber olarak kalacağı belirtildi.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar