Muhammed Biltaci’nin Son Duruşmasındaki Tarihi Konuşması

Biltaci’den

Sisi’nin hakimlerine tarihi ayar

Mısır’da

darbe ile yönetime gelen cuntanın mahkemesinin idama mahkum ettiği Muhammed

Biltaci son duruşmada tarihi bir konuşma yaptı.

Hakimin

yanındaki: “Neden ona böyle bir izin verdin.

Hakim: Onun

hakkı en azından konuşsun.

Biltaci:

Allah’ın adıyla, Allah Resulüne selat ve selam olsun. Çok basit ve mantıklı

anlatacağım. Ben, Muhammed Bedi ve Safvet Hicazi 25 cinayetten yargılanıyoruz.

Siz bizim hakkımızda beraat hükmü çıkarsanız bile.

Hakim:Hüküm

ancak Allah’ındır. Sen bize söyleyeceklerini söyle, Allah hakkını verecek.

Biltaci:

Demem o ki; heyetinizin beraat kararı verirse, vallahi bu bizi değil size

kurtaracaktır. Bu ülkeyi yöneten kişi (Sisi) bizi idam etmek için başka

heyetleri, başka kuruluşları görevlendirecektir. Allah bizi bu şekilde

onurlandırırsa ne mutlu bize. Vatanımız uğruna idam edilmişiz şehitlerimizin

yanına katılmamız bizi onurlandıracaktır. Allah’u Teala şahidimiz olsun ki;

bundan sonra idam etseniz de bizim için fark etmeyecek çünkü biz ruhlarımızı

Allah’a adadık.Buna rağmen bu konuşmayı burada yapmamın nedeni, Allah katında

kıyamet gününde bir kanıt olması içindir.

Sadece

ahiret için de değil, dünya döndüğü müddetçe bütün insanlığa kanıt olsun diye

yapıyorum bu konuşmayı. Kimin Hakkın safında kimin ise batıl safında olduğunu

bilsinler diye yapıyorum bu konuşmayı.

İki nokta

üzerinde duracağım. Birincisi rejimin bana ve arkadaşlarıma karşı nefret

beslemesi konusu. Çünkü polis savcılık ve devlet kurumlarında bulunan bazı

yetkililer, hem siyasi hem de kişisel olarak bizden nefret ediyor. Ben Muhammed

Biltaci, 51 yaşındayım. Ezher Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesiyim.

50 yaşıma kadar hiçbir suç işlememişken son sekiz ay içinde birden ülkemde bana

mafya muamelesi yapılmaya başlandı. Bir çok cinayetle suçlanır oldum. Böyle

saçmalık olur mu? Mısır’da yaşadım 50 yıl boyunca farklı başarılarım oldu.

Üniversite yerleştirme sınavında üçüncü oldum. Sonrasında üniversite hayatım

boyunca tıp fakültesinde hep bölüm birincisi oldum.eğitimim bittiğinde ise

hayatıma eğitim görevlisi olarak devam ettim. Allah’ın bütün bu nimetlerinden

sonra insanlara faydalı olmak adına Tıp Fakültesi’nin başarılı bir öğretim

üyesi olarak klinik açtım.

Hakim:

Taleplerini söyle

Biltaci:

Esas önemli noktaya geldim. 50 yıl boyunca bu şekilde yaşam süren biri olarak,

son 8 ay içinde otomatik silahlarla insanları tarayıp öldürmekle

suçlanıyorum… Bu nasıl izah edilir? Sizin mantığınıza uyuyor mu?

Hakim:

Taleplerin nelerdir?

Biltaci:

Allah (cc) bize bu asılsız suçlamayı yöneltenlerden hakkımızı alacaktır. And

olsun ki bizim hakkımızı alacak ve her şey düzelecek. Ve bu yıllar sonra değil

belki birkaç ay sonra gerçekleşecek. Allah bunun hesabını sizden soracak. Bana

ait tıbbi malzemelerle donatılmış kliniğimi yakıp tahrip ettiler. Bunu savcılık

ve polis müdürü denetiminde yaptılar.

Hakim:

Taleplerine gel

Biltaci:

İzin verin konuşayım. Kızım 10 ay önce öldürüldü, hiçbir soruşturma açılmadığı

gibi kızımın ölümünden tek bir kelime dahi söz edilmedi.

Hakim:

Taleplerini söyle yoksa mikrofonu alacağız

Biltaci:

Bütün bunlara rağmen yargılanan biz oluyoruz, bunu anlamak mümkün değil.

Benim bir

tek talebim var ve bunun tarihe geçmesini istiyorum. Allah (cc) Kur’an’da sizin

oturduğunuz yerde oturan Hz. Davut (as)’a hitaben buyuruyor ki; ”Ey Davut biz

seni yeryüzüne halife kıldık. O halde insanlar arasında adaletli hükmet. Nefis

ve hevesine uyma, sonra bu seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah’ın

yolundan sapanlara…

Hakim:

Biltaci bu son…

Biltaci:

Hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır” Sizden hiçbir şey

talep etmiyorum. Vatanım için beni idam etmeniz, benim için büyük bir şereftir.

Artık benim için vereceğiniz hükmün hiçbir değeri yoktur.

 

Kaynak:

Yeni Şafak 

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar