60 İl ve 100 Üniversiteden 400 Genç Kayseri’de Türkiye Geneli İstişare Kampında Buluştu

 60 il ve 100 farklı üniversiteden 400 gencin katıldığı Anadolu Öğrenci Birliği Türkiye Geneli İstişare Kampı, “Gelecek Bizim” üst başlığıyla Kayseri’de yapıldı. 4 gün süren programın Gültepe Kültür Merkezi’nde başlayan açılış oturumunda yapılan konuşmalarda özlenen gençliğin önemi ve özellikleri vurgulandı.

60 il ve 100 farklı üniversiteden 400 gencin katıldığı Anadolu Öğrenci Birliği Türkiye Geneli İstişare Kampı, “Gelecek Bizim” üst başlığıyla Kayseri’de yapıldı. 4 gün süren programın Gültepe Kültür Merkezi’nde başlayan açılış oturumunda yapılan konuşmalarda özlenen gençliğin önemi ve özellikleri vurgulandı. Programa AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Doğan, Kayseri Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, Genç Memur-Sen Genel Başkanı Eyüp Beyhan, Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir, Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel, sivil toplum kuruluşları yöneticileri katıldı.

İslam’ın Güzelliklerini Kuşanacak Bir Gençlik

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Anadolu Öğrenci Birliği’ni tanıtım filmi izlendi. Anadolu Öğrenci Birliği Kayseri Şubesinden Ayşe Dursun’un hoş geldiniz hitabından sonra Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Abdülvahit Yücel açılış konuşmasını geçekleştirdi. “Daha önce Gaziantep ve Ankara Gölbaşı’nda gerçekleştirdiğimiz gençlik buluşmalarının üçüncüsünü ‘Gelecek Bizim’ konseptiyle Kayseri’de gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Hedefimiz İslam’ın güzelliklerini kuşanacak bir gençlik yetiştirmek…” diyen Abdulvahit Yücel; “Bizler salondan salona, seneden seneye bir araya gelen, süslü mekanlarda büyük laflar eden bir yapı değiliz. Aksine hayatın tam ortasında gönlümüzü pazar kılan kantinlerde, amfilerde, yurtlarda , öğrenci evlerinde büyük düşlerimizin peşine düşen, bildirilerimizle, eylemlerimizle yaşanalar karşısında taraf olan, ders halkalarımız,öğrenci topluluklarımız, bölge kamplarımız ve çalıştaylarımızla geleceği ören bir saha hareketiyiz. Sahada, yurtlarda, kantinlerde, fakültelerde yürek yürek derdimizi, davamızı gençlikle buluşturan dava arkadaşlarımız adına Anadolu Öğrenci Birliği’nin Türkiye İstişaresi olarak sizleri tebrik ediyor, çabalarımız adına Rabbimin şahitliğini diliyorum.” dedi.

Yürüyüşlerinin rotasının Darü’s-Selam olduğunu, Selam yurdunu da İlay-ı Kelimetullah davasına inanmış, zaman ve mekan bilincini kuşanmış fedakar yiğitlerin inşa edilebileceğini belirten Abdulvahit Yücel, büyük davası için gemileri yakan Tarık Bin Ziyad’ların kararlılığına ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, “Son iki yüzyılda bütün ideolojiler ve muharref dinler insanlık için en hafif ifadeyle sadece kabus ürettiler. Geçmişte kaldılar, gelecek adına sözleri tükendi. Tam da bu noktada Rabbü’l Alemin’in Kassas Suresi 5. ayette bize lutfettiği, vadettiği ‘gelecek’, gerçek ve tek reçete olarak karşımıza çıkıyor. Bu vaadin hakkını vermek; dünü ve bugünü doğru anlayarak yarını inşa edecek bir ‘Kurucu İrade’ ile ve bu iradeyi makbul kılacak erdemli bir duruşla mümkündür. Önümüzdeki ev ödevi işte bu husustur. Bu anlamda insanlık adına umudumuzun yarına taşıyıcısı siz gençlersiniz. ” diyen Abdulvahit Yücel konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek’in “Mehmed’im sevinin başlar yüksekte!/Ölsek de sevinin eve dönsek de!/Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!/Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!/Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir!” mısralarıyla bitirdi.

Kayseri Müftüsü Güven de konuşmasında üniversitede akademisyen olarak görev yaparken Öğrenci Faaliyetleri Komisyon Başkanlığı görevini de yürüttüğünü hatırlatarak şunları söyledi:“Bir toplumu müspet yönde değiştirmek için önce öncü kuşak yetiştirilmeli, kal dilinden çok hal diliyle insanlara davette bulunulmalıdır. Siz gençler de dinimizi en sahih kaynaklardan öğrenmeli ve alanınızın en iyisi olmaya çalışmalısınız.” dedi.

Gençlerden Ümit Kesilmez!

 İlim Hikmet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Kurt’un kısa konuşmasından sonra kürsüye AK Parti Kayseri Milletvekili Ahmet Doğan davet edildi. Karamsar bir tablo çizenlere inat gençlerimizden hiçbir zaman ümit kesmediğini belirten Doğan “geleceğe umutla bakıyorum. İnanıyorum ki özlenen, beklenen gençlik sizlersiniz” dedi.

 Programın açılış bölümünün son konuşmasını Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir yaptı. Seyyid Burhaneddin, Davut el Kayseri gibi önemli şahsiyetler yetiştiren Kayseri’nin Selçuklu’nun kadim bir şehri olduğunu belirten Aldemir “Kayseri bir çok yeniden inşanın merkezi olmuştur. Umarım, bugünkü gençlik buluşmamız da yeni bir inşaya vesile olur, bize yurtlarını, salonlarını ve kapılarını açan İlim Yayma Cemiyeti Kayseri Şubesi’ne ve İlim Hikmet Vakfı’na teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Bilgiden Bilince

 Dört gün süren Türkiye Geneli İstişare kampında 25 kişilik sınıflarda “Paradigmamız: İslami Hareket, İnsan ve Allah, Teşkilat, Stratejik Düşünce, Türkiye Gençlik Hareketleri” dersleri işlendi. İnteraktif bir ortamda işlenen derslerde, gelecek perspektifinin ortak bir bilinçle inşa edileceği ve bu anlamda sorumluluğun insan-Allah ilişkisini doğru anlamış, stratejik bir düşünüşe ve İslami Hareket ufkuna sahip dava adamlarının omuzlarında olduğu vurgulandı.

Müslüman Gençliğin Serüveni

Ayrıca Müslüman Gençliğin Serüvenine dair 1980 Öncesi Kuşağı ve 80 Kuşağının öğrenci liderleri ile söyleşiler gerçekleştirildi. 1980 Öncesi Kuşağının tecrübelerini anlatan dönemin öğrenci liderlerinden Salih Akverdi “Dün de bugün de biz kimsenin ekmeğini yemedik, kimseye de gebe değiliz,  kimsenin kapısında nöbet beklemedik, beklemiyoruz, kimseye uşaklık da yapmıyoruz, Allah’ın davasından başka kimseye de hizmetkarlık yapmadık, yapmıyoruz.”dedi. Mücadelenin hayatın anlamı olduğunu anlatan Akverdi, 1980 öncesi Müslüman Gençliğin çalışmaları ve kararlılığına dair örnekler vererek,  “Biz gözetim de gördük, işkence de gördük, dayak da yedik, hapis de gördük ama hepsi bitti. Allah bir şeyi murad etti mi yeryüzünün bütün tağutları birleşseler dahi engel olamazlar. Yeniden bir çıkış yakalamamız lazım bu ülkede, yeniden bir diriliş lazım bu ülkede, yeniden taze bir kan lazım bu ülkede. Bunu da siz yapacaksınız, bu kararlılığı sizde görüyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Müslüman Gençliğin önemli kilometre taşlarından biri olan 80 Kuşağının öğrenci liderlerinden Hüseyin Özhazar ve Ömer Altaş, kendi dönemlerindeki Türkiye’nin siyasal, sosyal şartlarının çok farklı olduğunu ve ceberut bir devlet anlayışıyla yönetilen bir ülkede yasaklar ve baskı ortamında varolma mücadelesi ortaya koyduklarını belirttiler. Dün ve bugüne dair Ömer Altaş’ın “İslam’ı reddeden, İslam’a karşı savaşan ve bunları açıkça ilan eden, laikliği savunan, anti İslamlığı kendine hayat tarzı kabul eden yönetim tarzı ile Müslüman olan, Müslümanlığını ilan eden, Müslümanlığı geliştirmek için çaba sarf eden siyasi iradeler aynı olmaz.” şeklinde  ifadeleri önemliydi. Hüseyin Özhazar, “Bizim kuşağı etkileyen en önemli etken; birilerinin bize zaman ayırması, değer vermesi, ciddiye almasıydı.” derken, Ömer Altaş, “Bize tevhidi anlatırlardı, Kur’an’ı anlatırlardı, İslam’ı anlatırlardı, Peygamberimizi anlatırlardı, İslami hareketi anlatırlardı, İslam tarihini anlatırlardı, mücadeleci insanların hayatlarını anlatırlardı. Ama en önemlisi anlatan son derece samimi olduğu gibi dinleyen de son derece samimiydi. Okuduğumuz kitaplar ve takıldığımız mekanlar bizde büyük değişimler meydana getiriyordu.” diyerek dönemin değişim ruhuna dair örneklemeler ortaya koydular. Hüseyin Özhazar, dönemin Müslüman Gençliğinin portresini “En önemli özelliğimiz; sürekli okumak, konuşmak, tartışmak, okuduklarımızı mütalaa etmek ve mutlaka bu öğrendiklerimizi başkalarına anlatmaktı. Samimiyet, inanmışlık ve adanmışlık duygusu hissediyor olmanız, etrafınızda müthiş bir etki halesi meydana getiriyor. İnsanlar merak ediyor, bir derdinizin olduğunu fark ediyordu.” İfadeleriyle özetledi. Ömer Altaş, 2000 sonrası Türkiye’nin dönüşümünde 80 Kuşağının rolünden bahsederek “İnanıyorum ki kendinizi yetiştirerek yarının belirleyicisi sizler olacaksınız” dedi.

Dört günlük kamp süresince öğrencilerle bir arada olan Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir ise “Gençlik Hareketimizden Beklentilerimiz” söyleşisinde, “Bizim gerçek ülkemiz, Misak-ı Milli sınırlarıyla veya bu daraltılmış sınırlardan ibaret bir yer olamaz. Bizim gerçek ülkemiz; Asya, Afrika, Orta Doğu, Balkanlar, insanlığın olduğu her yerdir. Bunun için çabalamamız gerekir, onun için bu sınırları kaldırmamız lazım. Güneşin altında yerimizi alarak, biz varsak adalet ve merhamet mümkündür, demeliyiz. Bunu da buradaki çalışmalarımızın ölçeğini büyüterek gerçekleştirebiliriz.” dedi.

Kampın son Hasbihal‘i Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ramazan Kayan ile gerçekleştirildi. İslami mücadelenin süreçlerinden bahseden Kayan, “Şu anda mücadelenin baharını yaşıyoruz. Bizden öncekiler nice çetin kışlardan geçtiler, soğuk şubatlardan geçtiler, nice ciddi bedeller ödediler; biz mücadelenin baharını göğüslerken gelecek nesillere nasıl bir miras bırakmamız gerektiğini, nasıl bir mektepten geldiğimizi, bizden sonraki kuşaklara bu mektebi geliştirerek, daha güzel bir geleceği hazırlamamız gerekliliğinin ağır sorumluluğu omuzlarımızın üzerinde. İnşallah bunun hakkını verebilmek için bugün buradayız. ‘Gelecek Bizim’ diyebilmek için Ciddiyet, Cehd, Cesaret ve Coşkuyu kuşanarak Şüpheler, Şehvetler, Şımarıklıklar ve Şartlanmışlıklardan kurtulmamız lazım”dedi.

Programda ayrıca onar kişilik gruplarla “Gençliğin Gelecek Beklentisi”ne beş temel soruda cevap arandı. Alınan cevaplar raporlaştırıldı, çalışma yıl boyu üniversitelerde bütün öğrenci kesimleriyle forum şekilde sürdürülecek. Bölge istişare değerlendirme toplantılarında çalışmalarımızın da değerlendirildiği program anket çalışmaları ve katılımcıların program değerlendirmesiyle sona erdi.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar