“Anadolu Buluşmaları” I, II, III ve IV.Gün Oturumları

Anadolu Buluşmaları I. Gün Oturumları

Anadolu Platformu tarafından geleneksel olarak düzenlenen “Anadolu Buluşmaları”nın onuncusu bu yıl “100 Yıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa” konusu Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde ele alındı.

Ülkemizin ve insanlığın yaşadığı sorunların değil, çözümün bir parçası olabilmek sloganıyla başlayan programa birçok akademisyen, yazar, siyasetçi ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen katılımcılar da hazır bulundu.

Sabah saat onda “Dünyanın Son Yüzyıllık Muhasebesi” adıyla ilk oturum Prof. Dr. Bilal Sambur’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İlk oturumda, Soğuk Savaş Öncesi 20. Yüzyıl başlığıyla Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Soğuk Savaş Dönemi Prof. Dr. Birol Akgün ve Tek Kutuplu Dünya başlığıyla Prof. Dr. Muhittin Ataman değerlendirmelerde bulundu.

Soğuk Savaş Öncesi 20. Yüzyıl başlığıyla konuşan Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, İslam Dünyasında Müslüman olmakla her şey bitmiyor diyerek yaşanan durumları şu sözlerle değerlendirdi: “Suudi Arabistan yanı başımızda Yemen’i bombalıyor. Zavallı insanları vuruyor. Mutluluk diyarı olan bu yerler şimdi ortadan kalkmış durumda. Bu durumda meftun değil fail olmak zorundayız. Bu yüzden emin bir kimliğe sahip olmak lazım. Metin, sağlam ve dayanışma kültürünü perçinleştirmek lazım. Erdemi insan düsturu haline getirmeliyiz. Danışma ve meşveret grupları hayata geçerek hilal altında yekvücut olmalıyız”.

“İki Kutuplu Dünya” ikinci dünya savaşından sonra gelinen noktaya değinen Prof. Dr. Muhittin Ataman, ikinci dünya savaşından sonra ABD kendini savaşın galibi ilan etti ve başarı sarhoşluğuna kapıldı dedi. Ulus devlet sisteminin de krize girdiğini söyleyen Ataman, Avrupa Birliği’nin kurulmasıyla ulus devletlerin tek çatı altında temsil edilmeye başlandığını söyledi. Aynı zamanda batının şuan da siyasi ve ahlaki üstünlüğünü de kaybettiğini vurgulayan Ataman, Mısır olaylarında gösterdikleri davranışlardan dolayı demokrasi konusunda ofsayta düştüklerini de sözlerine ekledi. Amerika’nın düzen kurucu inşa edici yönünü de kaybettiğini söyleyen Ataman, bunu Irak, Afganistan ve son olarak Suriye’de görebiliyoruz dedi.

Soğuk Savaş Dönemi başlığı altında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Birol Akgün ise soğuk savaşın 1946 ile 1990 yılları arasında geçtiğini söyledi. Akgün, bu tarihler arasında Avrupa ülkeleri ile Sovyetler Birliği birbirleriyle savaşma yerine gözdağı politikalarını benimsediler dedi. Bu gözdağları genellikle ülkelerin yaptığı teknolojik silahlar ile olduğunu belirten Akgün, soğuk savaşın Türkiye’yi batıya da yaklaştırdığını ve Türkiye’yi batıya bağımlı hale getirdiğini söyledi. Akgün, son olarak 2014 Ukrayna krizinde Amerika’nın önceden kullandığı Rus ajanlarını seferberlik ilan ederek geri çağırması aslında yeni bir soğuk savaşın habercisi olduğunu da sözlerine ekledi.

Öğleden sonra saat üçte İslam Dünyası’nın Son Yüzyılı” başlığı altında Emrah Kekili’nin moderatörlüğünde gerçekleşti.

Dağılış, İmparatorluktan Ulus Devletlere başlığı altında değerlendirmelerde bulunan Hüzeyin Özhazar, bizim için en önemli olan yıl 19. Yüzyıldır dedi. 19. Yüzyılın sonunda Osmanlı Devleti ve Müslümanlar çok ciddi sendromlaralar yaşadı diyen Özhazar, bir yürüyüş yapılacaksa bu tarih ile hemhal olarak yapılmalıdır dedi.

Azzam Temimi Tepki ve Meydan Okuma, İslami Hareketler ve Arap Baharı başlığı altında değerlendirmelerde bulundu. Temimi geri kalmışlık, emperyalizm, ulus devletler, modern devletin inşası, Arap baharı bu hareketin oluşturduğu neticeler bunları doğurdu dedi.

Yahya Hamid Gelecek Perspektifi başlığında açıklamalar yaparak, önümüzdeki süreçte Arap Baharının şekil değiştirerek daha da artacağını düşünüyorum dedi. Hamid ayrıca gelecek yüzyıl beklediğimiz gibi olmayacak diyerek sözlerini bitirdi.

Programların sonunda soru cevap kısmı ile izleyicilerden gelen sorular cevaplandırıldı.

Anadolu Buluşmaları II. Gün Oturumları

Anadolu Platformu’nun “Anadolu Buluşmaları” başlığı altından gerçekleştirdiği istişare toplantılarının onuncusu, “Yüzyıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa” teması ile Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi.

Toplantıda dünyanın ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden akademisyen, siyasetçi, gazeteci ve entelektüeller, Anadolu’nun neredeyse bütün kentlerinden gelen dert sahibi insanlarla bir araya gelerek bu coğrafyanın yüz yıllık geçmişini müzakere etti.

III. Oturumda 5. Yılında Arap Devrimlerinin Muhasebesi ve Nereden Nereye? Başlığıyla Arap baharı tartışıldı. Oturumda İslam dünyasının yüzyıllık muhasebesinin yanında bölgedeki mevcut durum hakkında çok önemli tespitlerde bulunuldu.

Londra’da mukim, Filistin asıllı gazeteci ve akademisyen Azzam Temimi, İslam dünyasında geleneksel değerlere bağlı özgürlük ve reform yanlısı kesimlerin gelinen noktada dört temel meydan okuma ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Bunları, geri kalmışlık, sömürgeci emperyalist güçler, bu güçler ile iç içe geçmiş baskıcı diktatör rejimler ve terörü yöntem olarak benimseyen radikal gruplar olarak sıraladı. İslam dünyasındaki reform ve özgürlük isteyen güçlerin 19.yy başından itibaren her tehlikeye karşı inançsal, düşünsel, siyasi ve pratik olarak direndiğini ifade ederek, Arap baharının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Arap baharının bir başlangıç olduğunu belirterek, ilerleyen süreçte halkların özgürlük arayışının daha güçlü bir şekilde kendini dayatacağını ve geri kalmışlıktan beslenen, emperyalist güçler ve iş birlikçilerini mağlup edileceğini söyledi.

Mısır’ın seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mürsi’in danışmanlığı ve devrik hükümetin kalkınma bakanlığı görevlerini yapmış olan Yahya Hamid, Mısır’da devrimin muhakkak başarı ile sonuçlanacağını ancak biraz zamana ihtiyaç olduğunu kaydetti. Darbeci rejimin iki yıllık süreçte yaptığı hukuksuzlukların halk üzerinde derin tesirler uyandırdığını, devrim bilincinin halk kitleleri arasında kök salmaya başlığını ifade etti. Muhammed Mürsi’nin, Mısır zindanlarında tutuklu 45 bin kişinin serbest bırakılmadan önce serbest kalmak gibi bir amacının olmadığını belirtti. “Darbe sürecinde cumhurbaşkanlığı makamında Mursi yerine diğer adaylardan herhangi biri otursaydı, hayatta kalma karşılığında her şeyi kabul edeceğini” belirtti.

Mısır devrimine iki oğlunu şehit vermiş olan Mısırlı General Ebu Mervan Süleyman, Sina’da yaşananlara ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Sina yarım adasında rejim güçlerine yönelik saldırıların büyük kısmının, darbeci rejimin zulmüne maruz kalanların ferdi saldırıları olduğunu belirtti. Ayrıca radikal grupların Sina yarımadasında güç kazanmasında, rejiminin halka yönelik hukuksuz uygulamalarının halk üzerinde uyandırdığı olumsuz tesirin önemli bir etkisi olduğunu kaydetti.

Suriye Muhalif Devrimci Güçler Konseyi (SMDK) Başkanı Halid Hoca, Suriye topraklarının yüzde 48 oranında bir kısmının IŞİD, yüzde 16 kadar bir kısmının Esed rejimi, yüzde 23 oranında bir kısmının Özgür Suriye Ordusu, yüze 8 oranında bir kısmının ise PYD’nin kontrolü altında olduğunu belirtti. Bu noktada, Suriye’nin kuzeyinden güvenli bölge oluşturularak SMDK’nın Suriye’nin kuzeyine taşınması, Özgür Suriye Ordusu’nun tek bir komuta altında birleştirilerek IŞİD ve Esed terörüne karşı kapsamlı bir mücadele başlatılmasının Suriye devrimi açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

Anadolu Buluşmalarının IV. Oturumunda İdari ve Siyasi Yapı ele alındı. Altan Özkanlı’nın moderatörlüğünde yapılan oturumda Ali Özcan; “Siyasi Sürecin Analizi”, Ahmet Sait Öner ise “Anayasal Değişimler Üzerinden Türkiye’yi Okumak” üst başlıklı sunumlarını yaptılar.

Programlar sunumların ardından soru cevap kısmının ardından sona erdi.

Anadolu Buluşmaları III. Gün Oturumları

“Yüzyıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa” temasıyla Ankara Kızıcahamam’da gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları III. Gün Oturumları ile devam edildi. Beşinci oturumda Sosyal ve Kültürel başlığı adı altında gerçekleşti. Oturumun moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Ali Gür, dilin hayatımızdaki önemine değindi. Bütün olguların bir dili olduğunu belirten Gür, Türkiye’de yapılan dil devrimiyle bir gecede herkes dilsiz oldu. Bir gecede dil değiştirildi. Bu yüzden bizim yas dönemimiz hala devam ediyor dedi.

Anadolu Buluşmaları IV. Gün Oturumları

“Yüzyıllık Muhasebe ve Yeniden İnşa” temasıyla Ankara Kızıcahamam’da gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları IV. Gün Oturumları ile devam edildi. Yedinci oturumda İslamcılığın Serüveni başlığı adı altında gerçekleşti.

Yrd. Doç. Dr. Mahsum Aytepe “Doğuşundan Günümüze İslamcılık” başlığı altında İslamcılığın geçirdiği değişim ve İslami Hareketlerin yapısını anlattı.

Abdülvahit Yücel ise “Kuşak Değişimi ve Yeni İslami Hareket” başlığı altında son dönemdeki İslami hareketin sahip olması gereken vizyona dair bilgiler verdi.

Programın sekizinci ve son oturumu “Yeni Dönem, Yeni İnşa, Yeni İslami Hareket” başlığı altında yapıldı. Moderatörlüğü Kazım Kayan tarafından yapılan oturumda;

İslami Hareketin Geleceğinde Kadın başlığı ile Ayşe Kar; İslami Hareketlerin kadın faktörünün geçmişine ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu.

İslami Hareketin Geleceğinde Dil Sorunu başlığı ile Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ulukütük; İslami Hareketin geleceğinde dil sorununu ele aldı.

İslami Hareket, Yeni Dönem ve Sosyal Medya başlığı ile oturumda son sözü alan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Emin Babacan ise gençlerle yetişkinlerin iletişim farklılıklarından ve sosyal medyanın gençler üzerinde bıraktığı etkilerden söz etti.

Oturum soru cevap kısmının ardından sona erdi.


0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar