YENİ EĞİTİM YILI, YENİ UMUT, AYNI TEMENNİ…

Türkiye genelinde bugün itibari ile 2015 – 2016 Eğitim Öğretim sezonu başladı. 18 milyon öğrenci ve 900 bin öğretmen bugün ders başı yaptı. Yaklaşık iki milyon minik yürek de bugün öğrenciliğe ilk adımını attı.Yeni eğitim döneminin Milli Eğitim Bakanlığı’nda pozitivist açmazın terkedilip paradigma değişiminin hazırlıklarının yapıldığı, müfredatın değer merkezli bir bakışa imkan ve fırsat verdiği bir eğitim-öğretim yılı olmasını diliyoruz.
Ülkemizin genç nüfusu, 24 Avrupa ülkesinin genç nüfusundan daha fazla… Bu istatistiki veriler, ülkenin sosyo-ekonomik durumu ve eğitim sistemiyle birlikte düşünüldüğünde tıpkı hayatın anlamı gibi ümit ve korkuyu bir arada barındırıyor. Genç nüfus umuttur, bu iyi bir şey. Ama ülke olarak bu iyiliği anlamlı hale getirecek bir altyapıya sahip miyiz sorusu canımızı acıtıyor. Toplumsal yapımızın fay hatlarında derin kırılmalar var. Tüketim köleliği üzerinden empoze edilen hayat tarzı ve sanalıyla, reeliyle medyanın pompaladığı genç modeli gençliği ve dolayısıyla toplumu ciddi bir açmaza ve çölleşmeye sürüklüyor. Bu açmazın önüne geçmesi beklenen eğitim sistemi, ülke insanına ve gelecek ufkumuza hem dar geliyor hem de hala pozitivist paradigmanın kıskacında. Müfredat sorunlu, dahası ders kitaplarındaki okuma parçalarından, seçilmiş resimlere, matematik sorularındaki faiz hesaplarına kadar alt bilinç oluşturan ve örtük müfredat olarak adlandırılan alan ise belki de problemin temel kaynağı. Burada velilere, sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına düşen önemli görevler var. Okumaya yeni geçmiş çocuklarımız hangi alt bilinci aşılayan kitaplar okuyor? Bunlar sorgulanmalı… Doğru yerde durduğunu düşündüğümüz yazar-çizerler, yayınevleri bu alandaki boşluğu kapatacak sadra şifa eserler kaleme almalı, yayımlamalı. Bunlar bizim yükümlülüklerimiz. Eğitim sisteminin düzeltilmesine dair iyi niyetli gayretler var ama mesele düzeltmeyle çözülemeyecek kadar derin; çözüm, eğitimde paradigma değişiminden başkası değil. Yabancılaşmış zihinlerin yüzyıl önce kurguladığı sistemden tümüyle çıkış ve insan merkezli bir eğitim bakışı çözümün başlangıç noktası olacaktır. Bu anlamda yeniden eğitimde de “Kurucu bir İrade”ye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Batı ve Batının dayattığı pozitivist sistem ve süslü post modern sistem iflas etmiştir. İnsanı mankurtlaştıran, insanlık için hiçbir şey üretmeyen bu anlayış tarihin çöplüğüne gömülmeli ve neslimizi fıtrata uygun yetiştirmenin yollarını bulmalıyız. Bu anlamda Anadolu Öğrenci Birliği olarak toplumun sahip olduğu değerleri merkeze alan yeni bir eğitim sistemine olan ihtiyacın yeniden gündemleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. 


Öğrencilerimizin, öz güven sahibi, analitik ve eleştirel düşünme yeteneklerine sahip, irade sahibi,rekabetçi ve diğerkam, iletişim becerisi gelişmişve girişken, dürüst ve güvenilir, çevre bilinci gelişmiş, kadimdeğerlerin farkına varan ve buna sahip çıkan, sorgulayıcı,ana dili dışında en az iki yabancı dile vâkıf,içinde yaşadığı çağın sorunlarına duyarlı insanlar olarak yetiştirilmesi yeni eğitim sisteminin temel anlayışı olmalıdır.
Rabbimizin emaneti çocuklarımız için kendilerindeki güzellikleri farkedecekleri; öğretmenlerimiz için, öğrencilerimizdeki güzellikleri ortaya çıkaracakları bir yıl olması dileğiyle…
 
ANADOLU ÖĞRENCİ BİRLİĞİ

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar