ODTÜ’deki Müslüman Gençlere Bin Selam

Anadolu Öğrenci Birliği Erzurum Temsilciliği ve diğer sivil toplum kuruluşlarının ortak katılım ile 24 Aralık Perşembe günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Müslümanlara, namazgahlara ve İslam’a karşı yapılan saldırılara karşı protesto gerçekleştirildi.

Kabul edilebilir, sessiz kalınabilir bir olay olmayan bu saldırıları protesto ile yaşadığımız hayat içerisinde Rabb’imizin üzerimize farz kıldığı her şeyi yaşamaya ve yaşatmaya devam etme iradesi beyan edilmiştir. Atatürk Üniversitesi kampusu içerinde basın açıklaması ile başlayıp toplu olarak vakit namazı eda edilmesiyle ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki kardeşlerimize “Bin selam” göndererek kıyama durulmuştur. Ardından eylem olaysız bir şekilde son bulmuştur.

Basın açıklamasının tam metni:


Orta Doğu Teknik Üniversitesi, maalesef Jakoben-Solcu çetelerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik çirkin saldırılarıyla özdeşleşmeye devam ediyor. ODTÜ kampüsünde fikir, vicdan ve inanç özgürlüğüne yönelik saldırıların bir gelenek haline getirildiği gerçeğini kaygıyla izliyoruz.


On binlerce öğrencinin okuduğu üniversitede yıllardan beridir, ihtiyacı giderebilecek bir mescit talebi karşılanmadığı için, dindar öğrenciler namazlarını bulabildikleri tenhalarda kılmak zorunda bırakılmaktadır. Geçtiğimiz pazartesi günü, derme çatma bir baraka olan mescide sığmadıkları için, namazlarını barakanın dışında kılan bazı Müslüman öğrenciler, kalabalık bir sol-sosyalist militan grubun çirkin saldırısıyla darp edildiler.


Onlarca gözü dönmüş solcu şebbihanın, bir anda namaz kılan öğrencilerin etrafına üşüşmesi, aslında olayın bilinçli bir provokasyon olduğunu da göstermektedir. Namaz kılan gençlerin, namazları devam ettiği esnada seccadeleri önlerinden alınıp sözlü ve fiziki saldırıya geçilmiş; namaz ehli kardeşlerimiz onlarca eşkıyanın yumruk ve sopa darbelerine maruz bırakılmıştır.


Üniversitelerde kendilerinden başka kimseye nefes aldırmamak, faaliyet yaptırmamak sol-sosyalist örgütlerin varlık sebebine dönüşmüş durumdadır. Bilimsel sosyalizm söylemi sol-militanlığın maskesi olarak görev ifa ediyor.


ODTÜ’de Rektörlük ve akademik kadroların da desteğiyle örgütlenen bu hırçın yapıların bilimle, üretkenlikle değil; seksenli yılların dar koridorunda idrakini yitirmiş sivil jandarmalıkla varlıklarını hissetmeleri esef vericidir. Hala 30-40 yıl öncesinin psikolojik ruh halini aşamayan, hayata dair tüm fikri müktesebatını komitacı kafaların romantik efsanelerinden devşiren bu zihniyetin karantinaya alınması gerekir.


Halka rağmen halkçılık edebiyatı yapan bu Sovyet artığı sefillerin, halkın manevi değerlerine bu denli tahammülsüzce saldırabilmeleri aslında ne kadar gerçeklikten kopuk yaşadıklarını da göstermektedir. Söylemlerinde fikir hürriyetinden, insan sevgisinden, farklılıklara saygıdan, düşünceye hürmetten de ödün vermeyen bu zevatın, ne hikmetse söz konusu İslami değer ve pratikler olunca, tüm o sevecen söylemlerinin üstüne sifonu çekmekten imtina etmeyen pratik tepkileri, aslında maskenin ardında sakladıkları vahşi kimliklerini ele vermektedir.


Bu alçak saldırganlar bilmelidirler ki; Namaz, Müslüman coğrafyamızda yaşayan halkın en büyük değerlerindendir. Namaza yapılan saygısızlık, tüm halkımıza ve tüm Müslümanlara yapılmış saygısızlıktır. İslam’ın şiarlarına, Müslümanların kimliklerine ve değerlerine yapılan saldırıları bu halkın mazur görmesi mümkün değildir.


ODTÜ’de bu militan yapılanmanın, rektörlüğün göz yumması ve dolaylı desteğiyle büyütüldüğü biliniyor. Sol-sosyalist çetelerin giriştiği hiçbir saldırı için idare ciddi bir disiplin soruşturması yürütmediği gibi, saldırganları cesaretlendiren ve teşvik eden bir idari tutum söz konusudur. Namaz kılanlara saldırmak, seccadeleri çiğnemek, stantları dağıtmak, yardım kampanyası, panel, gibi etkinlikleri sürekli olarak engellemek üzere provokatif sadırılar tertiplemek, sol-sosyalist eylem mantığının merkezine dönüşmüş durumdadır.


ODTÜ Rektörü Ahmet Acar’ın, sol-sosyalist çeteleri cesaretlendiren misyonuna YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) son vermelidir. Müslüman Üniversite gençliği olarak, tek tipleştirilmiş üniversitelere, hizaya çekilmiş öğrencilere, kışlaya dönüştürülmek istenen kampüslere itiraz ediyoruz. Müslüman öğrencilerin iradesini kırmak üzere tertiplenen bu çirkin komitacılık faaliyetlerini de, arkasında bulunan 28 Şubatçı, darbeci, Stalinist örgütleri de gayet iyi biliyoruz.


Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni bilim ve düşüncenin örnekliğinden sıyırıp George Orwel’in “Hayvan Çiftliğine” dönüştürmek isteyen komitacılara karşı ODTÜ’lü sağduyu sahibi öğrenciler de tepkilerini göstermelidir. ODTÜ, böyle bir sıradanlığın, ilkelliğin ve vandallığın ürediği bir merkez olmaktan kurtarılmalıdır.”


Bizler, İslami hassasiyet sahibi üniversite gençliği olarak, bir kez daha belirtmek istiyoruz ki, “namaz” bizim kutsalımızdır, “Kur’an” bizim kutsalımızdır, “Peygamber” bizim kutsalımızdır. Bizler hiçbir üniversitede; konuşarak sorunları çözmek, düşünceyi ve diyalogu öncelemek dururken, çatışma ortamını tasvip etmiyoruz. Ama söz konusu kutsal bildiğimiz değerlerimiz olduğu zaman, bilerek ve ısrarla sürdürülen terbiyesiz saldırganlıklar karşısında edepsizlere hak ettikleri dilden cevap verme hakkımızı da saklı tutuyoruz.


ODTÜ’de saldırıya, hakarete uğrayan iki gözümüzün nuru namazımıza, namaz kıldıkları için darp edilen kıymetli kardeşlerimize ve İslam’ın tüm aziz şiarlarına canı gönülden sahip çıkmayı ibadi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Namaza uzanan kirli ellerin sahiplerini, Peygamberimize uzanan çatallı dilleri konuşturanları ve içimize çöreklenen Charlie Hebdo’cu fahişe fikirli soytarıları, değerlerimize karşı tutumlarından dolayı sabırla uyarıp ikaz ediyoruz…


Burada toplanmamıza vesile olan namazın hürmetine binaen ve saldırıya uğradıkları için kardeşlerimizin yarım bırakmak zorunda kaldıkları namazı tamamlamak adına, hep beraber öğle namazımızı bu meydanda kılmak için “Hayye a’lel salah” diyoruz.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar