İSLAMİ HAREKET ENGELLENEMEZ!

Anadolu Öğrenci Birliği Bursa Temsilciliği’nin de içinde bulunduğu üniversiteli öğrenciler Bursa Uludağ Üniversitesi’nde ODTÜ’deki Müslümanlara yönelik saldırıyı kınadı.

24 Aralık Perşembe günü Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Müslüman gençlere ve namaza yapılan saldırılara karşı protesto düzenlendi. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasının tam metni:

İslami Hareket

Engellenemez!
İslami kimlik  adaletin ve merhametin

kaynağıdır. Dünyaya tevhid ve adalet temelinde bir seçenek

sunar. Müslümanlar vicdanları aktifleştiren, iyiliği örgütleyen,

kötülükten meneden bir çağrının mensuplarıdır. Sahte

ufuklara, tutarsız zihinlere, vicdanı körleştiren ideolojilere

karşı Allah’ın adıyla birlikte mücadele

ederler. 
Müslümanların varlığından rahatsız olan

gruplar son günlerde üniversitelerde namazımıza, yardımımıza,

inancımıza saldırılar gerçekleşmektedir. Tahakkümcü Sol

faşizm  İTÜ’de cami talebi için bir araya gelen Müslümanlara

saldırmış, Ankara Üniversitesi mescidinde Kur’an okumak için bir

araya gelen hanım kardeşlerimizi ”burada bizden başka gruplara

izin vermeyiz” diyerek mescitten dışarı çıkarmak suretiyle

engellemiş ve insani ve İslami kaygılar ile Nepal’deki Müslüman

kardeşlerimize dikkat çekmek ve onlar için farkındalık

oluşturmak amacıyla Eskişehir de Genç İHH’lılar tarafından

açılan resim sergisine yönelik saldırı yapmıştır.

İslam’a olan tahammülsüzlüklerinin tezahürü olan bu

hakaretlerini yine IŞİD’ci propagandasına sığınarak

yapmışlardır
Bu grupların Müslümanları IŞİD’ci diye

yaftalamaları, bilindiği üzere egemen güçlerin tüm dünya

genelindeki Müslümanlara dönük propagandasının bir kopyasıdır.

Fransa’da gerçekleşen Charlie Hebdo ve Paris saldırılarıyla

birlikte Amerika’nın 11 Eylül sonrası uyguladığı politika,

yeniden devreye sokulmuş, Müslümanlara ve İslam’a karşı adeta

bir cadı avı başlatılmıştır. İslam’ı terör kaynağı

göstererek ve IŞİD propagandası kalkan yapılarak İslam

düşmanlığı meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.

Fransa’nın Mali saldırılarının; Esed’in, İran’ın, Rusya’nın

ve koalisyon güçlerinin Suriye’deki saldırılarının ve

Bangladeş’in Cemaat-i İslami liderlerine karşı yürüttüğü

sistematik idamların kaynağı, İslamofobi olarak sunulmaktadır.

Ancak çok açık ki İslam’a karşı yapılan bu saldırıların

kaynağı İslamofobi değil, İslam düşmanlığıdır.

Bilinmelidir ki IŞİD, ne İslam’ı ne de Müslümanları temsil

etmektedir. Ayrıca IŞİD, görüldüğü üzere en çok zararı

İslam’a ve Müslümanlara vermektedir.
Son yaşanan olayda 

ODTÜ hazırlık bölümü mescidinde yer olmaması sebebiyle mescid

dışında öğle namazını kılmaya çalışan öğrencilere bir

grup solcu genç tarafından engelleme yapılmaya çalışılmıştır.

Engellemelere rağmen namazın kılınmasını hazmedemeyen radikal

sol grup saldırılarına ODTÜ Kütüphane Mescidinde devam

etmiştir. Başlangıçta 5 kişi olarak ODTÜ Kütüphane mescidinin

önünde beklemeye başlayan sol grup bir saat sonrasında 40 kişiye

ulaşmıştır. Olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlilerine

rağmen mescidden çıkanlara sopalarla saldırmaktan çekinmemiş,

bu süreç içerisinde 10’dan fazla öğrenci, solcu grup tarafından

darp edilmiş ve grup 4 saat boyunca mescid önündeki saldırılarına

devam etmiştir. Üniversite yönetimin saldırıları engellemek

için ciddi bir müdahalesinin olmaması da dikkat çekicidir.
Bu

saldırganlık sadece son haftalarda yaşanan bir hadise olmayıp,

bilakis totaliter düşünceye sahip olan bu grupların, yıllardır

devam eden tahammülsüzlüğünün ve İslam düşmanlığının bir

tezahürüdür. Bununla birlikte bu Sol grupların faşizan

tutumundaki önemli bir diğer sebep de, Müslümanların

üniversitelerdeki artan çabalarıdır.
Bu topraklara yabancı,

halkın değerlerine düşman bir ideolojinin saldırgan savunucuları

şunu artık iyi bilsinler ki; üniversiteler de Müslüman halkın

ve onların çocuklarınındır. Şunun altına kalın çizgilerle

çizmek isteriz ki, Biz hak ve adalet perspektifiyle baskı ve

zorbalık gibi insanlık onuruyla bağdaşmayan yöntemleri

reddederek herkesin özgür bir şekilde düşünceleri doğrultusunda

çalışma yapmasını savunuyoruz. Darbe dönemlerinde elde

ettikleri imkânlarla şımarık çocuklar gibi davrananlar, bu

gerçeğin eninde sonunda farkına varacaklardır. 
Bizler

Uludağ Üniversitesi öğrencileri olarak kardeşlerimizin onurlu

duruşlarını selamlıyor  maruz kaldıkları zorbalığa karşı

yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz.

Üniversiteli

Müslümanlar

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar