Samsun Bölgesi Gelenekten Geleceğe İslami Hareket Kampı Gerçekleştirildi

Anadolu Öğrenci Birliği Orta Karadeniz 8. Bölge Kampı; Çankırı, Amasya, Kastamonu, Ordu, Sinop, Tokat, Çorum, Reşadiye ve Samsun olmak üzere 8 şehirden 135 öğrencinin katılımıyla 28 Nisan – 1 Mayıs tarihlerinde yapıldı.

“Gelenekten Geleceğe İslami Hareket” konulu bölge kampı, Samsun 19 Mayıs Kamp Alanı’nda gerçekleştirildi.

Suriyeli öğrencinin Kur’an okumasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu Necati Karataş yaptı. İslami Hareketin geleceği hakkında konuşan Karataş, “Bugün burada uyuyanları, keyiflerine keyif katanları uyandırmak için, gençliğin dipsiz kuyuya düştüğü bu dönemde sonuçları aydınlığa çıkarmak amacıyla toplandık. Bizler buraya rahatsız etmeye geldik. Bu sözler bizim için bir mihenk taşı olacak” dedi.

Dünyadaki tüm Müslümanların, Türkiyeli Müslümanları ümmetin kurutuluşu olarak gördüklerini söyleyen Karataş, “Bizi halen İslam’ın lideri ve kalesi olarak görüyorlar. İşte bu, Osmanlının bize bıraktığı güzel izler ve bize düşen sorumluluklardır. İslami dirilişin, İslami geleceğin bizim üzerimizden olacağına inanıyorlar. Bizler hayalleri olanlarız. Ya Kudüsler fethedeceğiz ya da bu uğurda ömür ödeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu Necati Karataş’ın yapmış olduğu açılış konuşmasının ardından Anadolu Öğrenci Birliği tanıtım filmi izletildi. Tanıtım filminin ardından birçok farklı ilden gelen Anadolu Öğrenci Birliği temsilcileri kendilerini ve teşkilatlarını tanıtıp, yapmış oldukları çalışmaları diğer illerle paylaştı.

“Temsil Etmek İçin Okuyacağız”

Öğrencilerin yapmış olduğu selamlama konuşmasından sonra sahneye çıkan Prof. Dr. Niyazi Özdemir, İslami Hareketin bu günlere çok zor geldiğini belirterek şu anki gençlerin geçmişe nazaran İslam’ı yaşayabilme noktasında çok daha imkânlı olduğunu ifade etti.

Gençlerin geleceğin teminatı olduğunu belirten Özdemir, “Sizin şu anda İslam adına yaptığınız işleri yapmak bizim zamanımızda çok zordu. Hele ki kız arkadaşlarımızın yaşadıkları anlatılamayacak düzeyde. Başörtüsü yüzünden kız arkadaşlarımız sınıflara alınmak istenmiyordu. Şu anda böyle değil. Şartlar çok olgun. Kendimizi yetiştirmemiz lazım. Kendimizi yetiştirmeden davete kalkışmak olmaz. Çok okuyacağız. Ama birileri bizlere oku dediği için değil, ihtiyaç duyduğumuz için okuyacağız. İtaat etmek için değil, taklit etmek için değil, temsil etmek için okuyacağız” şeklinde konuştu.

Prof. Dr Niyazi Özdemir’in konuşmasının ardından kılınan akşam namazı sonrası program Anadolu Öğrenci Birliği İl Temsilcilerinin selamlama konuşmaları ile devam etti. Selamlama konuşmalarının ardından sahneye çıkan Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel, “Mesele Yolda Olmaktır” başlıklı bir konuşma yaptı. Anadolu Öğrenci Birliği’nin 11 farklı bölgede çalışma gösterdiğini belirten Yücel, yapılan kamp çalışmaları ve faaliyetler hakkında bilgi verdi.

Konuşmasında İslami Hareketin bugün içinde bulunduğu çağın kanser çağı olduğuna değinen Yücel, “Hakikatin merkezi Kur’an’dır. Mezhepçilik, cemaatçilik ve grupçuluk yapılmamalıdır. Müslümanım diyen bir kardeşle ortak çaba içine girmeliyiz. Biz hakikatin Kur’an olduğunu bilip, rıza-i ilahi olarak yola çıkanlardan olmalıyız” ifadelerini dile getirdi.

Konuşmasının devamında çalışma esaslarını anlatan Yücel, “Biz paylaşımı çok önemseyeceğiz. Bu kadar ili neden bir araya getiriyoruz? Yaptıklarımızı, yaşadıklarımızı paylaşalım diye. Bir başka kardeşimizdeki güzellik bizim güzelliğimiz olsun diye. Ders halkalarımız çok önemli. Bir yerde ders halkası varsa, Anadolu Öğrenci Birliği ancak orda vardır, yoksa yoktur! Çalışmalarımızı istişareye dayandıracağız. İstişare grupları kurup, herkesin bir görevi ve sorumluluğu olması için çalışacağız. Önceliğimiz her zaman rıza-i ilahi olacak. Tarih, gelecek derdi olanlar için bir şey ifade eder. Geleceğe dair bir hedefiniz olmazsa tarih sizin için sadece bir anıdır. Tarihten kopmayacağız. Tarihte kopmazken de hep geleceği sorgulayacağız. Geleceği sorgularken tarihi mirasımızdan yararlanacağız. Sadece sineklerle mücadele ederek değil, o bataklığı kurutacak bir dava anlayışı sergilemeliyiz. Delikanlı olmak zorundayız. Ancak delikanlı olursak yola çıkmış oluruz” şeklinde konuştu.

Gençlere “hareket” davetinde bulunan Yücel, “Sizleri, reflekslerinizi harekete geçirmeye davet ediyorum. Mesele bedende olsaydı, Şeyh Ahmet Yasin tekerlekli sandalyesiyle hiçbir şey başaramazdı. Mesele ruhta, mesele yürektedir. Yürekli olacağız ve bu memlekette Kemalizmin oluşturduğu temelle Müslümanların değerlerine saldıran çapulculara müsaade etmemeliyiz. Hepinizi yürek işçiliğine davet ediyorum. Tek tek yürekleri dokumalıyız. General olmaya, doktor olmaya bizim hakkımız yok. Biz yürekleri dokumalıyız, kazanmalıyız; samimiyetle, ihlasla, muhabbetle… Hepimizin yürek işçiliği mübarek olsun” ifadelerini kullandı.

Anadolu Öğrenci Birliği Başkanı Abdulvahit Yücel’in konuşmasının ardından, Samsun Orta Karadeniz Bölgesi “Gelenekten Geleceğe İslami Hareket” konulu bölge kampının ilk günü sona erdi.

Samsun Orta Karadeniz 8. Bölge Kampı’nın 2. günü, Münire Ekinci’nin moderatörlüğünde gerçekleşen “Peygamberler Tarihi” üst başlıklı panelle başladı. Panelde farklı illerden gelen öğrencin sunumlarıyla Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Muhammed (s.a.s)’in hayatları, geçmiş ve gelecek tasavvurları ele alındı.

Panel’in ardından selamlama konuşmalarını yapmak üzere sahneye çıkan Tarihçi yazar Ömer Naci Yılmaz, gençlere Cumhuriyet döneminde kazandırılan tarih anlayışından bahsederek şunları ifade etti: “Cumhuriyet döneminde bize yeni bir tarih anlayışı kazandırıldı. Tarih düşmanlığı benimsetildi. İnkılap tarihi kitapları Mondros’tan başlayıp inkılaplarla bitiyordu. Sonra hepimiz Osmanlı düşmanı olduk. Ne olurdu Kutü’l Amare’yi bize anlatsaydınız? Yine de her nerede, ne zaman olursa olsun, onlar bize dedemize, tarihimize küfretmeyi öğrettilerse de, hamdolsun biz hiçbir zaman küfretmedik. Sizler de küfretmeyeceksiniz gençler, çünkü siz sahabe gibi olacaksınız, sahabe gibi yaşayacaksınız.”

“Gün, Kutuplaşma Günü Değildir”

Tarihçi Ömer Naci Yılmaz’ın konuşmasının ardından, Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Aldemir, büyük bir çoşkuyla gençlere seslenerek, “Mazlumların feryadına ses verebilmek için buradayız” dedi.

Aldemir konuşmasında, İslam coğrafyasında yaşamanın sorumlulukların teker teker idrak edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gerçek savaşın eğitim ortamlarında, fikir çatışmalarıyla verilen savaş olduğunu belirten Aldemir, “Gün, yeniden nerden geldiğimizin, nereye gittiğimizin farkına varma günüdür. İslami hareketin düşünce akımını yeniden mücadele alanlarımıza, üniversitelerimize taşımalıyız. Özellikle üniversiteleri gerçek bir mücadele alanımız olarak görmeliyiz. Bunun için bu işe inanarak gönül vermeliyiz.

Önümüzde bulduğumuz her yoldan yürüyeceğiz, yol yoksa açacağız. İslam dünyasındaki daralmaları gidermek bizlerin çabasına bağlıdır. Gün kutuplaşma, uzaklaşma günü değildir. Hangi ideolojiden olursa olsun, hepsiyle bir arada oturup, birbirimize insanca muamele etmeliyiz. Böyle oldukça ortak amaçlarımız gün yüzüne çıkacaktır. Kendimize anlam katmak istiyorsak, önce karşımızdakini anlamamız gerekiyor. Bu, ülkemizin geleceği için çok önemlidir” şeklinde konuştu.

Konuşmasında Anadolu Öğrenci Birliği olarak esas alınması gereken noktalara değinerek “davet”in önemine ve yöntemine dikkat çeken Aldemir şunları dile getirdi:

“Allah’ın tecelli ettiği bir yüreği taşıyan insanın bir cemaat çatısına sığmayacak kadar geniş olması gerekir. Yaptığımız işin hakkını veren Müslümanlar olmalıyız. Dirsek çürütmezseniz, kütüphanenin tozlu koridorlarında sabahlamazsanız ortalama bir adam olursunuz. Dolu dolu olmalısınız. Vaktini iyi değerlendiren ve bunları yapan insanların tarihin akışını değiştirebileceğine tarih boyunca tanıklık etmişizdir. Bizler davamızı yaymak için çaba içerisine gireceğiz. Davet için çabalamak sadece konuşmak değildir, ortaya konulan davranışlarda davete tabidir. Bu ülkede 100 yıl sonra Müslümanlar, ödenen bedellerin duasıyla davetler gerçekleştiriyor, İslami Hareket adında çalışmalar yapıyorlar. Allah bize böyle çalışmalar yapmayı, mücadele etmeyi nasip etti. Allah’a hamd olsun.”

Anadolu Platformu Genel Başkanı Turgay Aldemir’in konuşmasının ardından, “İslami Hareketin Dünü” üst başlığıyla gerçekleşen, “Dünyada İslami Hareketler ve Çıkarımlar” konulu panel gerçekleştirildi. İslami harekete yön vermiş ve İslami hareketin ideolojisinde önemli rol oynamış Dünyadaki Müslüman liderlerin konuşulduğu panelin ardından atölye çalışmalarına geçildi.

“Örnek Neslin İnşasında Sahabenin Rolü” konulu atölye çalışmalarında 15-20 kişilik gruplar şeklinde bir araya gelen gençler, önceden belirledikleri sahabeleri anlatarak, sahabelerin İslami Hareketlerdeki rolleri hakkında müzakerelerde bulunup, bilgi alışverişi sağladılar. Atölye çalışmalarının ardından akşam yemeğiyle kampın ikinci günü sona erdi.

Sabah kahvaltısıyla başlayan kampın 3. günü, önceki gün atölye çalışmalarında gerçekleştirilen müzakerelerde varılan sonuçların sunulmasıyla devam etti. Sunumların ardından Anadolu Öğrenci Birliği Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu Necadin Karataş, Samsun Anadolu Öğrenci Birliği ev sahipliğinde gerçekleşen 28 Nisan – 1 Mayıs Samsun Bölge Kampı’nın değerlendirmesini yaptı.

Konuşmasında programın hayırlara vesile olmasını niyaz eden Karataş, gençlerin kampla alakalı duygu ve düşüncelerini değerlendirdi, soruları cevapladı. Karataş’ın konuşmasının ardından Orta Karadeniz Bölge Kampı Sonuç Bildirgesi’nin okunmasıyla program sona erdi.

Sonuç Bildirgesi

Çankırı Anadolu Öğrenci Birliği Temsilcisi Ceyhun Doğan’ın sunumunu gerçekleştirdiği, “Gelenekten Geleceğe İslami Hareket Orta Karadeniz 8. Bölge Kampı Sonuç Bildirgesi” şöyle:

Kampımızda yapılan, sunum, panel ve atölye çalışmalarında şu fikirler öne çıkmıştır:

Bu coğrafyanın insanına, tarihi mirasın yüklediği misyonu hatırlatmak ve bütün mazlum İslam dünyasının umut ve beklentilerinin Türkiyeli Müslümanlara yöneldiğinin farkına varılması ve bu misyonu yerine getirecek üniversite gençliğinin yetişmesi sürecinde hangi bilgilere, hangi ahlaki donanıma ihtiyaç olduğu hususunda paneller, atölye çalışmaları yapıldı.

Peygamberlerin örnek hayatlarından günümüze taşıyacağımız hayat anlayışını, her birinin farklı sorunlarla mücadele edişlerinden alacağımız dersleri günümüze taşımamız gerekmektedir. Sorunları Peygamberi bir metodla nasıl çözüme kavuşturabileceğimizin bilgisine ihtiyacımız vardır.

Batı medeniyeti karşısında gerileyen Müslümanların sorunlarına ve batı sömürgeciliğine karşı ortaya çıkmış İslami hareketlerin ürettiği bütün bilgi ve mücadele yöntemlerinin mirasımız olduğu, hepsinden alacağımız derslerle bugünkü mücadelemizin şekillendirilmesi gerektiği görülmelidir. Batı emperyalizmine karşı mücadele eden farklı coğrafyalardaki Müslüman önderlerin hayatları ve mücadele yöntemleri, onlardan alabileceğimiz ders ve örneklikler bizim yolumuzu aydınlatacaktır.

Kamp çalışmalarında yapılan etkinliklerin (panel ve atölye çalışmaları) ortak vurgusu, bizlere varoluş amacımızı hatırlatmaktı. Müslümanlar, varoluş gayelerini unuttuklarında, rahat ve lükse düştüklerinde kaybetmeye başladılar.

Gençliğin dipsiz kuyuya düştüğü bu dönemde uyuyanları uyandırmak ve gençlere varoluş gayelerini hatırlatmak, sorumluluk bilinci kazandırmak gerekmektedir.

Yeryüzündeki mücadelenin Adem ile şeytan, iyi ile kötü, karanlıkla aydınlık arasında sürdüğü ve insanın yeryüzündeki asli gayesinin iyilikleri ve adaleti çoğaltmak, kötülükleri ve zulmü azaltmak olduğu bilincinde bir gençliğin yetişmesi gereğine vurgu yapıldı.

Bugün yeryüzündeki Müslümanların zulme uğramışlıklarının ve mağduriyetlerinin arkasında yatan en önemli nedenin, katı bir mezhepçilik ve cemaatçilik olduğu, her grubun kendisini fırka-i naciye addetmesinin ümmet bilincini ortadan kaldıran neden olduğuna vurgu yapıldı.

Bugün Türkiyeli Müslümanlar, özelde de üniversite gençliği büyük bir sorumluluk ve yük altındır. Bu sorumlulukları yerine getirebilecek bilgi ve ahlakı donanım için çok çalışmaları, kendilerini yetiştirmeleri gerekmektedir. Ancak, İbrahimi bir duruş, İsmaili bir adanış, Hacerce bir yürüyüş, Muhammedi bir anlayış ve Hüseyni bir direniş ile geleceğimizi kurup, medeniyetimizi inşa edebiliriz.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar