Kilis Temsilciliğimiz ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlim Kültür & Medeniyet Topluluğu “Dünden Bugüne Darbeler ve Etkileri” Konulu panel Gerçekleşti

Kilis Temsilciliğimiz ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlim Kültür & Medeniyet Topluluğu “Dünden Bugüne Darbeler ve Etkileri” Konulu panel Gerçekleşti

16.03.2017 tarihinde Rektörlük Konferans Salonunda yapılan panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Halil Aldemir yaparken, Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir ve Gazeteci Yazar Sabiha Doğan’da birer sunum gerçekleştirdiler.


Darbeler İslam coğrafyasında tesis edilen düzenin bir gereğidir

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir yaptığı sunumda ülkemizde yaşanan darbelerin yapılış nedenlerine değinerek; “Darbeleri anlamamız için bir defa meseleyi anlamaya çalıştığımız yerden kalkıp yeniden kendi kavramsal bakış açımızla ele almamız gerekir. Görünen odur ki darbeler yaklaşık 200 yıldır İslam coğrafyasında tesis edilen düzenin bir gereğidir. Özellikle 1600’lü yıllardan sonra bizim Endülüs medeniyetimizin tarih sahnesinden çekilmesi, Maveraünnehir medeniyetimizin boğulması ve Osmanlının zayıflamasıyla beraber İngiliz aklının, emperyalist yaklaşımlarını görüyoruz. İngilizlerin Hindistan’dan başlayarak tüm coğrafyayı sömürmesi ve burada yeni kurduğu müesses nizamın öncelikle Hindistan’a, sonra Afrika’ya, sonra da Osmanlı coğrafyasına ulaşmıştır.

Bu sistemin öznesi iktisattır, kârdır, menfaattir

Kurdukları sistem önce birinci, sonra da ikinci dünya savaşlarını üretmiştir. Bu sistemin öznesi insan değil iktisattır, kârdır, menfaattir. Bizim bu meseleyi anlamamız için merhum Aliya‘nın dediği gibi bizim tarafta; vazife vardır, değer vardır, ahlak vardır, onur vardır. Diğer tarafta menfaat vardır, çıkar vardır, finans vardır. Buradan hareketle edindiğimiz bilgi ve bilinçle tekrardan kuracağımız kendi düzenimizi tarihimize yaslamak zorundayız. Biz onlar gibi emperyalist olamayız, olamadık ta zaten. Yıkılmamız onlara benzediğimiz dönemlerde olmuştur. Kurulan bu sisteme baktığımız zaman insan bu sistemin öznesi değil nesnesi durumuna düşmüştür.

15 Temmuz Anadolu insanının yeniden doğum günüdür

1960 darbesi hepimizin ders kitaplarında da bir kısmına şahit olduğumuz süreçtir. Bu süreç Türkiye’de tüm askeri üst yapıyı tavsiye etmiş, orduda general kalmamış, 500’ün üzerinde tüm üst rütbeliyi saf dışı etmiştir. Milletin büyük teveccühüyle seçilmiş bir başbakan arkadaşlarıyla beraber idam edilmiştir. Bu millete çok acı gelmiştir. Bunu millet içine atmış, unutmamıştır.

Darbeler devam etmiş 1980 ihtilali olmuştur. 80 ihtilalinde yaşananları biliyorsunuz. Türkeş’ten Demirel’e, Erbakan’dan diğer siyasi liderlere nasıl bir sürükleme yaşanıldığını, Kenan Evren’in bir sağdan bir soldan idam ederek toplumu nasıl dengelemeye çalışıldığını biliriz. Türkiye’nin üniversite hayatı, fikir hayatı 1980 ihtilalinde çok ciddi olarak şekillendirilmiştir. Devamında özellikle basın yayın hayatı ve matbuat hayatına çok ciddi müdahaleler olmuştur.

Daha sonra 28 Şubat olmuştur. 28 Şubatta ülkenin dini hayatına müdahale edilmiş, en önemlisi de dini hayat gösterilerek ekonomik hayatı tırpanlanmıştır. 300 milyar dolar Türkiye’nin milli serveti talan edilmiştir. Burada büyük bir nesil kıyımı oluşturulmuş, insanlar ötekileştirilerek bir merkeze doğru yönlendirilmiştir. Bu süreçten kısa süre sonra AK Parti’ye gösterilen teveccühle darbeciler tersyüz edilmiştir. Ondan sonra e-muhtıralarla 15 Temmuza geldik. 15 Temmuz bir darbe değil topyekûn bir imha hareketiydi. Millet bağrında biriktirdiği bu acıyı direnişe dönüştürdüğü gündü. 15 Temmuz Anadolu insanının yeniden doğum günü olmuştur.

Darbecileri yargılasaydık bu süreçler olmazdı

Bu süreçler yaşanırken biz 1960 ihtilalini yapanları yargılasaydık 12 Eylül olmazdı. 12 Eylülü yapanları yargılasaydık 28 Şubat olmazdı. Eğer 15 Temmuzu yapanları hakkaniyetle yargılayamazsak bu tekrarlamaya devam edecektir.

Türkiye’de darbeler niçin olur? Kurulu olan müesses nizam halka doğru yöneldiği zaman Anadolu’da yaşayan milletlere döndüğü zaman darbe yapılır. Sistem bu milletin başını kaldırmaması için kurulmuştur. Meseleyi siyasi politik açıdan bakışın üstünde yaklaşıp kendi konumumuzu tarihi sorumluluğumuzu ele almamız lazım. Bu darbelerin her birinde toplumun bir kısmı kullanılmıştır. 1960’da Solcuları 12 Eylülde Kemalistleri, 28 Şubatta bir kısım mezhebi ayrıştırıcı unsurları ve 15 Temmuz’da FETÖ’cüleri kullanmıştır bu sistem. Bunun için biz 100 yılı aşkındır aramıza döşenmiş mayınları temizleyip yeniden Anadolu’da bunları bitirecek, farklılıkları bir kardeşlik havasına dönüştürecek çabalara ihtiyaç var” dedi.

Gazeteci yazar Sabiha Doğan ise Osmanlıdan günümüze darbelerin tarihi seyrinden bahsetti.

Sunumların ardından dinleyicilerden gelen sorular yanıtlandı. Panel, soru cevap kısmının ardından sona erdi.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar