Üniversite Başkanlarımız 02-03 Şubat Tarihleri Arası İstanbul’da Bir Araya Geldi

Öğrenci Meclisi toplantımız kapsamında Öğrenci Meclisi üyelerimiz olan üniversite başkanlarımız ile 02- 03 Şubat 2019 tarihinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde ara dönem istişare toplantımızı gerçekleştirdik.

Toplantımız İstanbul Teknik Üniversitesi başkanımız Feyzi Güneş’in okumuş olduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Daha sonra teşkilat başkanımız Melih Ay selamlama konuşmalarını gerçekleştirerek ara dönem Öğrenci Meclisi toplantımızın öneminin altını çizdi ve şunları dile getirdi;

Kıymetli üniversite başkanlarım saygıdeğer hocalarım öğrenci meclisi istişare toplantımıza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz..

Türkiye’nin, Anadolu’nun dört bir tarafından muhtelif üniversitelerden toplantımıza teşrif ettiniz, Uzun yollardan geldiniz. Bu yoğun ara dönemizde şu an bu salonda oluşunuz Dünyada ki Ortadoğu da ki İslam coğrafyasında ki bu  büyük değişim ve dönüşüm hareketinde benim de söyleyecek bir sözüm var benim de bir rolüm var yerim var dediğinizin kanıtı olsa gerek.

Kıymetli arkadaşlar ‘’Çağ, ancak bilinçle sorumluluk yüklenenlerin yüzüne güler.’’ der Nuri Pakdil. Ve Çağa iz bırakmak ancak elimizi taşın altına koymakla mümkün olur. Şunu da unutmamak gerekir ki, ancak donanımlı insan sorumluluklarının farkında olabilir. Kendini geliştirmeyen, küresel çapta meydana gelen gelişmeleri tahlil edebilecek bir donanımı olmayan insanlar, sorumluluklarının farkına varamazlar.

Değerli arkadaşlar Sorumlulukları yeniden hatırlatacak öncüler olmak adına, sanattan spora, dini ilimlerden fenni ilimlere, felsefeden mimariye kadar her alanda kendimizi geliştirmek zorundayız. Aksi halde bizleri tarih bilincimizden, İslam  şuurumuzdan, itikadımızdan uzaklaştıran her türlü sistemin içerisinde kayıp olur gideriz. Belki de son dönem de yaşadığımız fikri bunalımların temel sebebi de bunun altında yatıyor olsa gerek.

Evet, Geleceğe dair planlar yapıyoruz, geleceğe dair planlar yapmak için şu an bu salondayız eğer geleceğe dair planlar yapmak  istiyorsak kendimizi geliştirmeli alanımız ne olursa olsun o alanın en iyisi olmak zorundayız ve diğer alanlar hakkında yorum yapabilecek kadar bilgi sahibi olmalıyız ki planlarımızın bir karşılığı, bir gerçekliliği bir tutarlılığı olsun. En önemlisi de birlikte iş yapabilme, istişare yapabilme, dinleyebilme kültürümüzü de oturtturmamız ve benimsememiz gerekiyor

Ayrıca benim sizlerden bir ricam olacak bu 2 günlük toplantıda söz hakkı almadan fikir beyanında bulunmadan ayrılan arkadaşımız olmasın istiyorum. Bu bir istişare toplantısı sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için çok önemli çok kıymetli.

Değerli arkadaşlar ben tekrardan toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. İnşallah Geçirdiğimiz dönemin muhasebesini ve gelecek dönemin planlamasını, değerlendirmesini yapabileceğimiz iki günlük bir toplantı süreci geçirmemiz temenni içerisindeyim. Bu duygu ve düşüncelerle tekrardan hoş geldiniz diyorum memleketlerinizden hayırla umutla geldiniz, hayırla umutla dönün inşallah.

Teşkilat başkanımızın konuşmasının ardından Öğrenci Meclisi açılış konuşmalarını yapmak üzere Genel Başkanımız Mesut Çaça kürsüye çıktı. Genel Başkanımızın yapmış olduğu konuşmanın bir kesiti ise şöyle;

Mesut Çaça verilen görevlerin bir emanet olduğunun altını çizerek sözlerine başladı ve,

Evet Kıymetli Dostlar;

Tolstoy’a göre tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar:

Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.

Sizler şehre gelen o yabancılarsınız. Hani Yasin suresinde Yüce Rahmanın buyurduğu gibi

( 21 -23 ayetler “Şehrin en uzak kesiminden bir adam koşarak geldi ve «Ey kavmim! Gönderilen bu elçilere uyun;

Uyun sizden ücret istemeyenlere. Bunlar doğru yol üzerinde bulunuyorlardır.

Hem beni yoktan yaratıp varlık alanına getiren Allah’a ne diye tapmayayım? Hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz.”) Sizler o muhteşem hikayenin habercilerisiniz.

Önünüzde ki beyaz kağıtlar size sunulan hayat yolculuğunuz, elinizde ki kaleminiz kaderiniz, aklınızda ki tüm hayaller, beklentiler ve özlemler imkanınız. Şimdi yazarsanız yarın gerçekleştirirsiniz.

Benlik kutsalımız kendimizi bize uzaklaştırıyor. Birey olamıyoruz. Bugün ki kaosun ve karmaşanın asıl sebebi bu biliyor musunuz? Toplumlar tümden gelimden tüme varıma bir şekilde hayat bulurlar lakin şuan toplum olamıyoruz çünkü insanlık zincirinin ilk halkası olan bireyleri bulamıyoruz.

Toplum olmanın temeli birlik değil, çokluktur, farklılıktır, benzerlik kadar benzemezliktir, çünkü düşünmeyi devindiren ilke özdeşlik değil ayrımdır. Yurttaşın görevi kendine benzemeyeni sevmek değil ona saygı duymaktır. Sevmek için yurttaşlığa gerek yok, insan olmak kafidir.

Acılara rağmen sevincini, gerçeklere rağmen hayallerini, kötü deneyimlere karşı umudunu hep diri tut.

O halde her birimiz başladığımız noktaya geri dönmekle mükellefiz. Özümüzde yatan, bütün aidiyetlere garipseyerek bakan çocuğu uyandırarak…Arınarak olmasa da temizlenerek…

Fransız düşünür Montesquieu şöyle söyler; “Çünkü ben önce bir insanım, sonra bir Fransız’ım. Ben zorunlu olarak insan doğdum ve tesadüfen Fransız oldum.” Tesadüflülüğün hesaplılığı, kutsallığı ve pozitif ayrımcılığı olamaz. Yani Fransızlılığın, Türklüğün, Kürtlüğün ve dahi diğer ırkların üstünlüğü olamaz. Üstünlüğü olmayan hiçbir şey bize değer katamaz.

Kimliklerini kutsayanlar, benliklerini bizin önüne geçirenler şimdi şöyle söylemeli ;

De ki: Sabahın Rabbine

Beni yoktan var edene,

Toprağa hayat verene,

Renklere ve dillere anlam verene sığınırım.

Toplantımızın  birinci oturumunda birinci dönem değerlendirmesi yapılarak tüm üniversite başkanlarımızın söz alması ve dönem değerlendirmesi yapması istendi. Yapılan değerlendirmeler not alınarak illerin durumu, kampüs çalışmaları, öğrenci toplulukları, eğitim çalışmaları ve dahi diğer çalışmalar not edildi.

Toplantımızın ikinci oturumunda ise ikinci dönem planlaması yapılarak Türkiye geneli yapılacak olan çalışmalar hakkında istişareler yapıldı daha sonra bilgilendirmeler gerçekleştirildi. İkinci dönem için ele alınan bazı kararlar ve başlıklar şöyle;

 

⁃          Kampüs çalışmalarında ortak dil ve ortak projeler

⁃          Bölge kamp değerlendirmeleri ve planlamaları

⁃          Yeni Üniversite Başkanlarının belirlenmesi

⁃          Kızılay ile ortak projeler ve çalışmalar

⁃          İyilik-der ile ortak projeler ve çalışmalar

⁃          Uluslararası öğrenciler ve bilgilendirmeler

⁃          Sportif faaliyetler ve doğa yürüyüşleri

⁃          Bölgeler arası iletişim ve il ziyaretleri

 

Üniversite başkanlarımıza hitaben Anadolu Platformu icra kurulu başkanımız Turgay Aldemir bir hasbıhal gerçekleştirdi. Hasbihallerinde üniversite başkanlarımızın üzerine düşen görev ve sorumlukları hatırlatan Turgay Aldemir şunları dile getirdi;

Kıymetli arkadaşlar hepiniz Türkiye’nin farklı yerlerinden İslam uygarlığının kadim bir şehrine ve bir imparatorluğun bakiyesi olan yere geldiniz. Konuşmama başlamadan önce sizlere bir şey anlatmak istiyorum. Ömrünü ilme adamış değerli Emin Saraç üstadı ziyaret ettik. Ramazan hoca ve Mehmet Alpcan hocanızla gittik. Ramazan hocamız Emin Saraç hocanın elini öpmeye çalıştı fakat hocamız tebessüm ederek sen yaşlısın öpme dedi. Beni de görünce evet sen gençsin sen Öpebilirsin söyleyerek tebessüm etti. Galiba benide sizler genç gördüğünüz için buraya konuşmaya çağırdınız. Emin Saraç hoca yıllardır Fatih camisinde ilim adına, hikmet adına, insanlık adına bir şeyler yapıyor. Ben de ilmin vermiş olduğu tevazuu gördüm. O bu memlekette, Emin Saraç gibi çok değerli fikir adamları, ilim adamları var. Umarım sizlerde bu kıymetli üstatlardan faydalanırsınız. Emin Saraç hocama sizlerden de bahsettim, yarın Türkiye’nin muhtelif yerlerinde üniversite çalışması yapan başkanlarımız bir araya gelecek. Oda söyledi ki maşallah ne kadarda anlamlı çalışmalar yapıyorsunuz. Sen o üniversite başkanlarına söyle ki bana bol bol dua etsinler. Ben de inşallah onlara dua ederim çalışmaları hayırlı olsun bereketli olsun.

Aldemir konuşmalarında gençlerin zihnindeki şu sorulara cevap vermeye çalıştı;

Bir gençlik hareketi olarak biz gençlerin Dünya’daki İslam coğrafyasındaki Türkiye’deki yeri önemi ve rolü nedir ?

Hayata ne kadar temas ediyoruz ?

Geçmişten gelen değerlerimizi birikimlerimizi, değişen ve dönüşen yeni çağa nasıl aktarıp nasıl uygulayabiliriz?

Teşkilatlı çalışmanın gereği ve önemi nedir ?

Birlikte çalışırken nelere dikkat etmeliyiz ?

Dünya’da ve yanı başımızda sınırlarımızda meydana gelen olaylara gelişmelere, karşı gençler olarak üzerimize düşen sorumluluklar nelerdir ?

Önümüzdeki süreçte gençlerin Akademi dünyasında yer almaları ve sivil toplum kuruluşlarının tecrübelerini buralara aktarmalarının öneminden de bahsederek hasbihalini sonlandırdı.

Toplantımızın ikinci gününde Teşkilat Başkanımız Melih Ay toplantı sürecimiz ile ilgili kısa bir değerlendirme yaparak, Hasbihallerini gerçekleştirmek üzere Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Ramazan Kayan’ı kürsüye davet etti.

Ramazan Kayan’ın hasbihalinden bir kesit ise şöyle;

İnsanoğlunun en güzel hususiyetlerinden biri de hassasiyet sahibi olmasıdır.

Güzel özellikler ile insan özeldir. Eşref-i mahlûk olma kıvamı insani hususiyet ve hassasiyetler korunduğu müddetçe mümkündür. Yine insani haysiyet ve meziyetler bu zeminde neşvü nema bulur.

Haysiyet kaybı, meziyet körelmesinin temel nedeni insani ve İslami hassasiyetlerin yitimi ile başlar.

Peki, hassasiyet nedir?

Hassaslık, duyarlılık, ihtimamlılık, dikkatlilik.

En öncelikli ve önemli hassasiyet ise Rabbin sınırlarını aşmama hassasiyeti… Allah’ın bizler için belirlediği kırmızı çizgileri ihlal etmeme ihtimamı.

Temiz kalmaya çalışmak… Fıtri savunma sistemimizi güçlendirme gayreti.

Bu korunma refleksine Allah Rasulü(sav) şöyle işaret buyuruyor:
‘’Bir kul günaha girerim korkusuyla, yapılması sakıncalı olmayan bazı şeylerden bile uzak durmadıkça, muttakiler derecesine çıkamaz.’’(Tirmizi-İbni Mace)

Kulluk kalitesinin güvencesi işte bu hassasiyettir.

Günahlara karşı tetikte olma hali. Kirlenmeme duyarlılığı. Yozlaşmama çabası. Haksızlığa karşı teyakkuz dirayeti.

İnsanın içinde olan ‘’takva ve fücur’’ potansiyelinin doğru kullanım ve kontrolü ince bir hassasiyet işidir.

Hassasiyetlerdeki ifsat ve tahribat insanı tanınmaz hale getiriyor.

Yaşadığımız süreçlerde İslami hassasiyetlerin nasıl hasar gördüğüne tanıklık ediyoruz.

Dünyevileştikçe duyarsızlaşıyoruz… Devran döndükçe duruşlar değişiyor. İktidar günlerinde duyarlılıklar azalıyor… Değişen statüler samimiyetleri sulandırıyor.

Evet, temel hassasiyetler de savrulma başlayınca insan kendisi olamıyor, kendisine yabancılaşıyor ve başkalaşmaya başlıyor. Adeta tanınmaz hale geliyor.

Konfor ve koltukla birlikte kokuşma artıyor.

Kapital arttıkça kirlilik daha çok kanıksanıyor..

Kariyer günlerinin kasveti daha bir büyüyor.

Tek derdi kâr ve kazanç olanlarda ne karakter ne de Allah korkusu kalmıyor.

Terfi ettikçe, statü kazandıkça, başarıdan başarıya koştukça, köşeler dönüldükçe, popüler oldukça, sınıf atladıkça insanlık kalitesi düşüyor, kulluk zemini aşınıyor, kardeşlik iklimi kayboluyor.

Yüreklerdeki duyarsızlık, vicdanlardaki suskunluk, toplumdaki vurdumduymazlık neye işaret ediyor?

Hassasiyetler gidince hürmetler, haysiyetlerde gidiyor. Mahremiyet algısı değişti. Facebook’ta özel hayat hassasiyeti gitti. Gizlilik ayarları bozuldu.

Haram-helal sınırları flulaştı.  Helal arayışı yerini hırs ve ihtirasa bıraktı…

İç disiplin korunmayınca, iç dinamikler kuruyunca insanımız kendini koruyamıyor, dağıttıkça dağıtıyor.

Gençliklerinde ‘’dava adamı’’ olanlar, dünyalık muradlarına erdikten sonra nerede durduklarına bir bakmalı?

Ahlak hassasiyeti!.. Namus duyarlılığı!.. Tesettür ciddiyeti!.. Karşı cinsle sınırları koruma titizliği!.. Faizden korunma gayreti!.. Düğünler!.. Tüketim alışkanlıkları!.. Hangi birine işaret etsem, bilmem ki ?

Hassasiyetler gidince hayatın hayrı ve huzuru da gidiyor… Hatalar ve haramlar normalleşiyor.

Unutmayalım ki, kullukta hassas olabilirsek, Allah’ın has kullarından oluruz…

Takva ise hassasiyetin ta kendisidir diyerek sözlerini tamamlayan Ramazan Kayan, yeni çıkan ‘’Siyah Beyaz’’ kitabını öğrenci meclisi üyelerimiz için tamamladı.

2 gün süren Öğrenci Meclisi toplantımız İstanbul şehir turu ile sona erdi.

 

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar