“Bilgi, Birliktelik ve Erdem” Temalı Malatya Bölge Kampı Gerçekleştirildi

“Bilgi, Birliktelik ve Erdem” temalı Malatya Bölge Kampı 9 – 10 Mart 2019 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştirildi.

Bingöl, Elâzığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Malatya ve Trabzon illerinde yaklaşık 250 öğrencinin katılım sağladığı Bölge Kampının ilk gününe İnönü Üniversitesi ev sahipliği yaptı.

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay katılım sağlayan öğrencilere bir

selamlama konuşması yaptı. Kızılay konuşmasında: “İki kanatlı kelebek gibi bir kanadınızı İslami alanda, diğer kanadınızı akademik alanda geliştirmeniz gerekiyor. Öncelikle bu

çalışmalarınız çok kıymetli, bu kadar öğrenciyi bir araya toplamak çok güzel. Unutmayınız ki üniversite hayatınız çok çabuk bitecek. Bu nedenle bu dinamik zamanlarınızı dolu dolu ve verimli bir şekilde geçirmenizi tavsiye ederim.” ifadelerine yer verdi.

Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Mesut Çaça yaptığı selamlama konuşmasında: “Bizler inanarak mücadele etmek zorundayız. Emperyalistlere karşı burada olduğumuzu ve çalıştığımızı göstermek zorundayız. Bir davanın, bir ideolojinin, bir fikrin geleceği gençlere bağlıdır. Bu bilinçle çalışmalarımıza yön veriyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Selamlama konuşmalarının ardından 3 oturum ve bir hasbihal gerçekleştirildi.

 

Moderatörlüğünü; İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sabri Türkmen’in yaptığı

  1. Oturumda Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mahsum Aytepe “Yerlilik ve Özgünlük Meselemiz” konulu konuşma yaptı. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Çelebi ise “Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz” konulu konuşma yaptı.

Yerlilik ve Özgünlük Meselemiz konulu konuşmasında Dr. Mahsum Aytepe: “Türkiye’de yerlilik toplumsal bir çimento görevi üstlene gelmiştir. Yerlilik meselesinin en büyük problemi ulus düşüncesi ile birlikte alınmasıdır. Yerlilik düşüncesi mekân ve tarih ile değer kazanır. Ama İslam, coğrafya ve tarih üstü bir dindir. Yerlilik, değerler dünyamızı sınırlar. İslam ise evrenseldir. Hicret coğrafyanın değil değerlerin önemsenişidir. Yerlilik kelimesi dar çerçevedir. Bizimse daha genel geniş kavramları ihtiyacımız var. Türkiye’deki yerlilik

meselesi dönemsel değişiklik arz ediyor. Modernleşmenin filtresiz bir şekilde yayıldığı günümüzde aidiyet bilinci parçalanmaya başladı ve bu bizi yerlilik bilincini sarılmaya sevk ediyor.

 

Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz konulu konuşmasında Prof. Dr. Emin Çelebi: “Kuşatıcılık meselesinde yaratılanı Yaratandan ötürü sevme anlayışını yanlış anlıyoruz. Yaratılanı;

Yaratan’ın çizdiği sınırlar doğrultusunda olduğu sürece sevmek durumundayız. Modernite birçok kavramı parçalayarak problem olarak önümüze koyuyor. Dinden kaynaklanmayan bir problemi din ile çözmeye çalışmak yanlıştır. Din, tevhit ve salt ideoloji üzerinden değerlendirilmemelidir. “Emri bil maruf” derken illa dini terminoloji üzerinden ifade

etmemesi lazım. Tabii bunu yaparken de hesap vereceğimiz kapıyı da göz ardı etmemeliyiz. Müslüman, fanilik ve fedakârlık içinde hareket etmemelidir.”

Moderatörlüğünü; İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Atalan’ın yaptığı II. Oturumda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur “İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor” konulu konuşma yaptı. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kocamaz ise “Dijital Dünya ve Sanal Gerçeklik Kıskacında Gençlik” konulu konuşma yaptı.

İnsanlığı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor konulu konuşmasında Prof. Dr. Bilal Sambur: “Gidişatımız maceralar ve devrimlerle dolu ama belirsizlik çatısı altındayız. Bir insan ötesi devrim var bugün artık ama bu insani bir devrim değil. Gelecekte karşımıza çıkan teknolojik devrim bizi yenebilir. İnsanlığın önünde duran büyük bir meydan okuma ‘insanları nasıl bir gelecek bekliyor’ sorusu. Stephen Hawking insanın geleceğine dair düşünüyor. Ne kadar çok insan bu sorunun bir parçası olarak düşünürse, kendisini insanlık hikayesi ne katar. İnsanın

insanlık durumuna dair sözü olması gerekir. 1920’lerde robotları köle olarak tanımlıyorlardı. Bize bağımlı olsun diye köle yarattık ama ileride biz onların kölesi olabilir miyiz sorusu düşülmelidir.”

Dijital Dünya ve Sanal Gerçeklik Kıskacında Gençlik konulu konuşmasında Dr. Fatih Kocamaz: “Biz dijitalleşmenin nereye varacağını bilmiyoruz çünkü gelecekle ilgili yorum yapanlar yanılmışlardır. Örneğin Henry Ford: ‘Gelecekte otomobilin yaygınlaşacağını düşünmüyorum’ demişti. İlk bilgisayar üreticisi IBM bilgisayarların evlere giremeyeceğini söylemişti. Oysa şuan bilgisayarlar cebimize sığacak teknolojik gelişme kaydetti. İnsanoğlu kendi gibi insanları köleleştiremediği için makine ve robotlar üretmeye başladı. Ancak bugün insanlık ürettiği makine ve robotların yaygınlaşması neticesinde asosyallik problemi ile karşı karşıyadır. Her ne kadar ‘sosyalleşmenin kolaylaştırıldığı’ bir mecra olarak gösterilmeye

çalışılsa da sosyal medya insanları yalnızlaştırmaktadır. Dünyaca ünlü, güzel ve örnek işlere imza atmış kişilerin bu mecraları araç olarak kullanmadıklarına şahit oluyoruz. bu nedenle dijital sosyalliğe aldanmamak gerekiyor.”

Moderatörlüğünü; İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Polat’ın yaptığı III. Oturumda İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Fethullah Zengin “İslam Dünyasının Siyasi ve Kültürel Durumu” konulu konuşma yaptı.

İslam Dünyasının Siyasi ve Kültürel Durumu konulu konuşmasında Doç. Dr. Fethullah Zengin: “Kelebek etkisi gibi tüm tarihi hadiseler birbirleriyle alakalıdır. 1800’lerle birlikte modern dönem baş göstermeye başlamıştır. Bu yıllar iyi dönemlerimizin sona erdiği ve gerilediğimiz dönemlerdir. Osmanlı Devletinin parçalanmaya başlamasıyla birlikte bütün dünya Müslümanları felakete uğramaya başlamıştır. Osmanlının güçlü dönemlerinde kimse

 

Müslümanlara dokunamamıştır. Osmanlının parçalanmasıyla beraber durum değişmiştir. Sömürgecilik yapanlar bu işi resmi olarak devletleri eliyle yapmamaktadır. Bu işi anonim şirketler aracılığıyla yapmaktadırlar. Devletten bağımsız ama devlet desteğiyle

yapmaktadırlar. Konya kadar büyüklüğe sahip bir Holanda ülkesi sömürebilmektedir. Suriye örneği en iyi örnektir: Savaşan bizimkiler ama asker başkasının, silah başkasının. Bolşevik

ihtilali öncesinde Orta Asya’da 25 bin cami bulunmaktayken, ihtilal sonrası bu sayı bine düşürülüyor. Afrika’ya bakıyoruz: İngiltere ve Fransa sömürüyor. Bütün bunların yanında Osman b. Fudi Afrika’da bir direniş başlatıyor. İran’da Humeyni, Libya’da Ömer Muhtar, Mısır’da İhvanı Müslümin sömürgecilere karşı tepkilerini ortaya koyuyor. 90’lı yıllara kadar böyle devam etti.”

3 oturumun ardından Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Abdülhakim YALÇIN

tarafından “Erdemli Toplum ve Şahsiyetli Birey” konulu hasbihal gerçekleştirilerek kampın birinci günü tamamlandı.

Bölge Kampının ikinci günü Malatya Anadolu Öğrenci Birliği Kız Öğrenci Başkanı Fatma Nur Kahveci tarafından “Bosna” konulu sunum ile başladı.

Kampın sonunda tüm katılımcılar küçük çalışma gruplarına bölünerek atölye çalışması gerçekleştirildi. Çalışmada katılımcılar ile davet ve tebliğ, ders halkaları, makale okumaları, kitap tahlilleri, sosyal ve kültürel faaliyetler, kampüs faaliyetleri ve öğrenci toplulukları konularında konuşuldu.

 

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili yazılar